ABD-İran mutabakatının ardından hız kazanan İsrail-Lübnan görüşmeleri, 4 günlük yoğun bir maratonun sonunda mutabakatla sonuçlandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın Lübnan ordusunun belirli bölgelere konuşlanmasını öngördüğünü ancak Hizbullah silahsızlandırılmadan İsrail'in bölgeden çekilmeyeceğini vurguladı. Tarafların, barış ve güvenlik temelinde müzakerelere devam etme kararı aldığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde 23 Haziran'da başlayan ve 5. turu gerçekleştirilen müzakereler, bir gün uzatılarak mutabakatla nihayete erdi. Bakan Marco Rubio, imzalanan metnin taraflar arasındaki uzun vadeli güven inşası için temel oluşturduğunu belirtti. ABD'li yetkililer, iki egemen devlet arasındaki bu doğrudan diyaloğun, bölgesel istikrarın anahtarı olduğunu ifade etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın uygulanmasının iki aşamalı olacağını ancak güvenlik şartlarından taviz verilmeyeceğini yineledi. Anlaşma ile Lübnan ordusunun belirlenen pilot bölgelere yerleşmesinin önünün açıldığını belirten Netanyahu, "Hizbullah silahsızlandırılmadan İsrail bölgeden çekilmeyecek" ifadeleriyle kırmızı çizgilerini ortaya koydu.
Söz konusu diplomatik ilerleme, 18 Haziran'da yürürlüğe giren ABD-İran mutabakat metninin oluşturduğu yeni bölgesel iklimde gerçekleşti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump arasında imzalanan mutabakatın ardından gelen bu İsrail-Lübnan anlaşması, Orta Doğu genelinde gerilimi düşürmeye yönelik daha geniş bir barış sürecinin parçası olarak görülüyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, görüşmelerin "egemen devletler" vurgusuyla devam ettiğini belirtti. Tarafların, imzaladıkları çerçeve anlaşması ile barış süreçlerini bir üst seviyeye taşıyacakları ve teknik komiteler düzeyinde çalışmaları sürdürecekleri kaydedildi. Bu gelişme, yıllardır süregelen sınır ve güvenlik anlaşmazlıklarının masada çözümü için en somut adım olarak kayıtlara geçti.