Ocak ayında 'COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu' olarak ilan edilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, SABAH'a özel açıklamalarda bulundu. BM'nin küresel iklim zirvesi olan ve bu yıl Türkiye'de ilk kez düzenlenecek COP31'in hazırlık sürecini anlatan Ağırbaş, "COP31'e doğru ilerlerken odak noktamız; uygulamanın halihazırda başladığını göstermek, bunu ölçeklendirmek ve Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için hızlı ve somut etki yaratabilecek eylem örneklerini ortaya koymaktır" dedi.
Ağırbaş'ın açıklamalarında şu cümleler ön plana çıktı:
COP31 için yaklaşık 100 binin üzerinde bir katılım öngörüyoruz. Oluşturulan ekip ve gönüllü yapısına ilave olarak, tüm sürecin anlık veri akışı, katılımcı iletişimi ve operasyonel koordinasyonunu sağlamak üzere COP31 Dijital Koordinasyon Merkezimiz de devrede olacak. Dijital altyapı üzerinden kayıt, bilgilendirme, yönlendirme ve kriz yönetimi süreçleri entegre biçimde yürütülecek. Dolayısıyla hem sahada hem dijital zeminde güçlü ve senkronize bir destek mekanizması kurgulanmış durumda.
Sayın Bakanımız Murat Kurum ile yakın koordinasyon içerisinde yürüttüğümüz bu süreçte; farklı sektörler ve bölgelerde iklim çözümlerine katkı sağlayacak, bireyleri ve ağları kapsayan bir gönüllülük programı geliştiriyoruz. Halihazırda, BM Gönüllüler Programı dahil olmak üzere çeşitli paydaşlarla bu programın kapsayıcı, etkili ve daha geniş İklim Eylem Gündemi ile uyumlu şekilde nasıl yapılandırılabileceğini görüşüyoruz.
Türkiye'de özellikle Sayın Berat Albayrak döneminde enerji verimliliği, yerli ve yenilenebilir kaynakların artırılması ile arz güvenliğinin güçlendirilmesi yönünde atılan yapısal adımlar; kaynak etkinliği ve verimlilik perspektifinin enerji politikalarının merkezine yerleşmesini sağlamıştır. Bu dönemde başlatılan verimlilik odaklı dönüşüm, bugün Sıfır Atık yaklaşımının enerji boyutunda daha bütüncül bir çerçeveye taşınmasına zemin hazırladı.
Uluslararası temaslarda açıkça görülen bir husus var; Türkiye artık yalnızca iklim müzakerelerini takip eden bir ülke olarak değil, sahada uygulama üretmiş ve bunu küresel ölçeğe taşıma iradesi göstermiş bir aktör olarak konumlanıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, Türkiye'nin kendi kalkınma dinamiklerini koruyarak çevresel dönüşümü hayata geçirme tecrübesini yakından takip ediyor. Sıfır Atık Vakfı olarak yürüttüğümüz uluslararası temaslarda; teknik iş birlikleri, kapasite geliştirme programları ve iyi uygulama paylaşımı konularında artan bir talep söz konusu.