Huawei’nin "C-Bridge" adını verdiği bu klipsli tasarım, kulak kanalını tıkamadan sesi doğrudan kulağınıza iletiyor. Bu esasında çok önemli bir özellik. Çünkü en büyük kullanıcı şikayeti olan "kulak içi baskısı" ve "hijyen kaygısı", FreeClip 2 ile tamamen tarihe karışıyor.

Kulağın yan tarafına kenetlenen kulaklıklar, spor hareketleri sırasında bile yerinde duruyor ve kulakta tüy kadar hafif bir his bırakıyor. Ofisteki uzun çalışma günlerinden sonra bile rahatsızlık vermiyorlar; aksine, bir süre sonra bu hafif klipsleri taktığınızı da unutuyorsunuz.

Klips tasarımı sayesinde bu Open-Ear kulaklıklar gözlük çerçeveleriyle çakışmıyor. Ancak kulaklıklar tek bir sabit formda geldiği için, kulak anatomisine bağlı olarak bazen iyi bazen daha kötü oturabiliyorlar. Bu nedenle, satın almadan önce klipsleri denemenizi öneririm.

Ürünün önemli bir özelliği oldukça konforlu bir kullanım sunması. Dokunma hareketleri güvenilir şekilde algılanıyor ve yanlışlıkla komut verme durumu yaşanmıyor. Ses seviyesini değiştirmek için yapılan kaydırma hareketi de sezgisel çalışıyor.

Ses performansına baktığımızda ise durum biraz değişiyor. Bir Open-Ear kulaklıktan derin, göğsünüzü titreten baslar beklemek fizik kurallarına aykırıdır. FreeClip 2 de bu kuralı tabiiki de bozmuyor. İzole kulak içi kulaklıklarla yani In-Ear kulaklıklarla karşılaştırıldığında baslar elbette rekabet edemiyor. Frekans ne kadar düşerse, vuruş gücü o kadar azalıyor.

Ancak cihazın sunduğu 10.8mm büyüklüğündeki güçlü sürücü sahne genişliği ve vokal berraklığı çok güzel veriyor. Öyle ki klasik kulak içi modellerle kıyaslandığında çoğu ürünü geride bırakıyor. Hem tiz hem de pes sesler yani vokaller çok doğal duyuluyor. Buna karşın kulaklıklar biraz daha yüksek sesli olabilirdi; maksimum ses seviyesine nispeten çabuk ulaşılıyor. Üründe beğenmediğimiz bir durum ise Freeclip 2’nin dışarıya az da olsa ses sızdırması.