"HÜRMÜZ'ÜN KAPALI KALMASI TEMİZ ENERJİ GETİRDİ"
Orta Doğu’da yaşanan savaş ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Petrol ve doğal gaz arzında yaşanan belirsizlik, birçok ülkeyi yeni enerji kaynaklarına yönelmeye zorluyor. Bu tablo, fosil yakıtlara bağımlı ekonomilerde ciddi bir kırılmaya yol açarken, yenilenebilir enerjiye geçişi de hızlandırıyor.
Dünya temiz enerjiye yönelirken; ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konudaki sözleri de akıllara geldi. Trump, “Yeşil yeni dolandırıcılık, belki de tarihteki en büyük aldatmaca. Fark ettiğim bir şey var: Bir ülkenin ne kadar çok rüzgâr türbini varsa, o ülke o kadar çok para kaybediyor ve o kadar kötü durumda oluyor. Çin, rüzgâr türbinlerinin neredeyse tamamını üretiyor ancak Çin’de rüzgâr çiftliği bulabildiğimi söyleyemem.” demişti.
Enerji araştırma kuruluşu Ember’e göre, özellikle güneş enerjisi, batarya teknolojileri ve elektrikli araçlara olan talepte dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Verilere göre Çin, bu dönüşümün en büyük kazananı konumunda. Mart ayında güneş enerjisi teknolojisi ihracatında tarihi bir rekora ulaşan ülke, aynı dönemde batarya ve elektrikli araç satışlarında da güçlü bir yükseliş kaydetti.
Uzmanlar, Çin’in bu alandaki “yeni üçlü” olarak adlandırılan sektörlerle küresel enerji dönüşümünün merkezine yerleştiğini belirtiyor. Enerji krizinden en çok etkilenen Asya ve Afrika ülkelerinde de güneş paneli ithalatı hızla arttı ve artmaya da devam ediyor. Öyle ki pek çok Asya ülkesi, enerji tasarrufu önlemleriyle birlikte yenilenebilir yatırımlara ağırlık veriyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma, sadece kısa vadeli bir kriz değil; aynı zamanda küresel enerji düzeninin yeniden şekillenmesini hızlandıran bir dönüm noktası.