TÜRK Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, elektronik sigaraların kurşun dahil birçok zehirli madde içerdiğini ve kanser riskini artırdığını belirterek, "Ortaokul çağlarındaki çocuklarımız bile buna çok hızla ulaşabiliyorlar. Bunları onlara tanıtan mecra da maalesef sanal medya. Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor" dedi.

Türk Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, Ankara'da 1-2 Mayıs'ta dernek tarafından düzenlenen 'Halk İçin Akciğer Sağlığı Kongresi' kapsamında DHA'ya elektronik sigara bağımlılığı ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. Kılınç, elektronik sigara cihazlarının, yeni nesil nikotin bağımlılığı oluşturan, zehir içeren cihazlar olduğunu söyledi. Yanmadığı için normal tütün ürünlerine göre karbonmonoksit gibi kimyasalların az olduğunun düşünüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Oğuz Kılınç, "Kurşun dahil 'formaldehit' dediğimiz hücreler açısından çok zehirli olan maddeleri içeren, yine içindeki aromaların yüksek ısıda ısıtılmasından dolayı, ciğerimize çektiğimizde kanserleşme riskini artırıyor. Kullanımının ilk 6 ayında 'evali' dediğimiz bu tehlikeli, zehirli buharı içine çekmekten dolayı akciğerin hava keseciklerinde su toplanması oluşabiliyor. Bu da akciğerin fonksiyonunu bozup öldürücü akciğer yetmezliğine yol açabiliyor. Yoğun bakımda tedavi edilerek hastaların bir kısmı kurtulabiliyor ama yüzde 80'inde ölüm oluyor maalesef, akciğer fonksiyon bozukluğu nedeniyle. Dolayısıyla 'Normal sigara içeceğine bunu iç, bu daha az zararlı. Hatta öbürünü içmediğin için avantajlısın' sözleri, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri için geçerli değil. Bunlar normal sigaraların yaptığı zararlara ek olarak hızlı oluşan ve yaşamı tehdit eden yeni hastalıklar hediye edebiliyor insanlara. Şöyle anlatabilirim; normal sigaraları, nargileyi, puroyu, pipoyu içmek bir binanın 30'uncu katından atlamaksa, elektronik sigara ve diğer türevlerini içmek 29'uncu katından atlamaktır. İkisinin de sonu ölümdür, sakatlıktır. Onun için bu ürünler birbirinin alternatifi olamaz. Bu ürünlerin tümünün yasaklanması ve kullanımının azaltılması gerekiyor" diye konuştu.

'NİKOTİNİN BAĞIMLILIK GÜCÜ UYUŞTURUCU İLE EŞ DEĞER'

Prof. Dr. Kılınç, Türkiye'de elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin imalatı, satışı ve pazarlanmasının yasayla yasaklandığını söyleyerek, "Ama gerçek yaşam bunu söylemiyor bize. Ortaokul çağlarındaki çocuklarımız bile buna çok hızla ulaşabiliyorlar. Bunları onlara tanıtan mecra da maalesef sanal medya. Sanal medyanın yaygınlaşması, diğer sorunlara yol açtığı gibi bağımlılıkların da artmasına yol açıyor. Bu bağımlılığı yaratan madde 'nikotin' dediğimiz madde ve nikotinin beyinde yaptığı bağımlılık gücü uyuşturucu ile eş değerdir. Bilimsel çalışmalar bunu göstermiştir. Yani bunların ruhsatlanması, uyuşturucu niteliğindeki bir maddenin ruhsatlı olarak satılması anlamına gelir. ve ruhsatlandığı zaman kullanımı yüzde 180 artar bu tip maddelerin. Onun için şu andaki gibi üretilmesinin, dağıtılmasının, pazarlanmasının yasaklanması, yasaklı halde devam etmesi gerekiyor. Bunu aşmak için tütün endüstrisinin birtakım girişimlerde bulunduğunu biliyoruz. Ama biz bunun karşısındayız. Çünkü torunlarımızın, çocuklarımızın, kadınlarımızın, gençlerimizin geleceğinin ipotek altına alınmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

'KALEM KUTULARININ İÇİNDE TAŞINABİLİR FORMATTA'

Tütün endüstrisinin çocukları ve kadınları hedefe koyduğunu söyleyen Prof. Dr. Oğuz Kılınç, şöyle konuştu: