Son dönemde Schengen vize randevuları konusuna yaptığım araştırmalarda dikkat çekici bir iddiayla karşılaştım. Bazı vize aracılık merkezleri ve acentelerin, turistik vize almak isteyen vatandaşların dosyalarına ticari davetiye ekleyerek başvuruları hazırladığı öne sürülüyor. Schengen randevularında yaşanan kriz, artık yalnızca uzun bekleme süreleriyle sınırlı kalmıyor. Aylar sonrasına verilen randevular, bot ve karaborsa tartışmaları sürerken şimdi de ticari davetiye yöntemi konuşulmaya başlandı. Sektörde uzun süredir dillendirilen bu iddia, sistemin işleyişine ilişkin yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
İddiaya göre, sistem oldukça basit işliyor: Turistik seyahat planlayan bir kişinin dosyasına yurt dışındaki şirketlerden temin edilen ticari davetiyeler ekleniyor ve başvuru ticari kategori üzerinden hazırlanıyor. Böylece aylar sonrasına verilen turistik randevular yerine daha hızlı ulaşılabilen ticari randevu kontenjanlarından yararlanılabiliyor.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Araştırmalarım sırasında görüştüğüm sektör kaynaklarının önemli bir bölümü, bazı ülkelerde ticari vize randevularına ulaşmanın turistik randevulara göre çok daha kolay olduğuna işaret ediyor. Hatta kimi ülkelerde ticari kategoride ertesi güne dahi randevu alınabildiği belirtiliyor. İşin dikkat çekici tarafı ise başvurunun sonunda verilen vizenin değişmemesi. Çünkü Schengen sisteminde hem turistik hem de ticari amaçlı kısa süreli vizeler aynı kategoride, yani “C Vize” olarak düzenleniyor. Bu nedenle birçok kişi başvurusunun hangi kategori üzerinden yapıldığının farkına bile varmayabiliyor.
Tam da bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Erken randevu vaadiyle sunulan bazı hizmetlerin arkasında bu yöntem mi bulunuyor?
Elbette burada altını çizmek gerekiyor; ortada ispatlanmış bir usulsüzlükten değil, sektör içerisinde uzun süredir konuşulan ve araştırılması gereken ciddi iddialardan söz ediyoruz. Ancak vatandaşların yüksek ücretler ödeyerek kısa sürede randevu bulabildiğini söyleyen kişi ve kuruluşların kullandığı yöntemlerin şeffaf biçimde ortaya konulması gerekiyor.