Güncelleme Tarihi: Haziran 19, 2026 13:35

Rusya’nın yıllardır uyguladığı drone savaş taktiği tersine dönmüş gibi duruyor. Ukrayna’nın yaklaşık 1000 insansız hava aracının kullanıldığı saldırı, Moskova’nın hava savunma kapasitesine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. Peki tam olarak neler yaşandı?

Rusya-Ukrayna savaşında dün yeni bir dönüm noktası olarak değerlendirilen geniş çaplı insansız hava aracı (İHA) saldırısına sahne oldu. Ukrayna gece boyunca Moskova ve çevresini hedef aldı. Rus başkentinin semalarında yüzlerce Ukrayna İHA’sının uçtuğu saldırı sonucunda, Kremlin’e yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Kapotnya bölgesindeki büyük bir petrol rafinerisi ağır hasar gördü.

Moskova sakinleri, şehir genelinde yoğun duman tabakasıyla karşılaştı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde araçların ve binaların üzerinin yağmurla birlikte taşınan siyah partiküllerle kaplandığı görülürken, saldırının ardından yükselen dumanın başkentin birçok noktasından gözlemlendiği bildirildi. Bu saldırı Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Moskova’ya yönelik gerçekleştirilen en büyük insansız hava aracı operasyonu olarak değerlendirildi.

Yaşanan bu süreçte önemli bir detay da var: Moskova’yı hedef alan saldırıların temelinde, aslında Rusya’nın yıllar önce uygulamaya koyduğu stratejinin bulunduğu belirtiliyor. Rusya, Ekim 2022’de İran yapımı Şahid kamikaze insansız hava araçlarını ilk kez büyük ölçekte kullanarak Kiev’e yönelik yoğun saldırılar başlatmıştı. O tarihten itibaren Rus ordusu, Ukrayna hava savunmasını yıpratmak amacıyla giderek artan sayılarda düşük maliyetli mühimmat ve drone kullanmaya başladı.

Ancak şimdi görülüyor ki Moskova, kendi geliştirdiği kitlesel drone savaşı konseptinin zamanla kendisine karşı kullanılabileceğini öngöremedi. Savunma analistleri, Rusya’nın bu alandaki hazırlıklarının yetersiz kaldığını ve Ukrayna’nın hızla değişen teknolojiye daha hızlı adapte olduğunu ifade ediyor.