Edirne Belediyesi tarafından, Atatürk Kültür Merkezi’nde 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde, ‘Hatırlamak Yetmez, Hazırlıklı Olmak Gerek’ sloganıyla toplantı düzenlendi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katıldığı toplantıda, Jeoloji Yüksek Mühendisi, Bilim Akademisi Üyesi ve İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, geçmiş depremler ve olası Marmara depremiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
"BİR YERDE DEPREM OLDUYSA, GELECEKTE AYNI YERDE YİNE AYNI DEPREM OLACAKTIR"
Prof. Dr. Tüysüz, deprem olan bir bölgede, ilerleyen süreçte, aynı büyüklükte depremin tekrar olacağının bilimsel kural olduğunu belirterek, "Depremlerin olduğu yerde, kuvvet sürekli olduğu için yer altından gelen levha hareketleri kayalara sürekli kuvvet uyguladığı için, sonuçta bir bölgede deprem oluyorsa stres birikir boşalır, stres birikir boşalır ve geçmişte deprem olan bir yerde kuraldır; gelecekte de mutlaka ve mutlaka deprem olur. Bu ne zaman olur? Bunu söylemek mümkün değil ama mutlaka ve mutlaka olacaktır. Bazı yerler vardır sık sık deprem üretir. Mesela Marmara'da ortalama 250-300 yılda bir deprem olur. 1032’de, 1296’da, 1509’da, 1766’da büyük depremler olmuştur. Küçük depremlerden söz etmiyorum. Ama buna karşılık 1938’de Kırşehir’de bir deprem oldu. Bir defa oldu ne tarihinde var, ne bilinen bir geçmişinde var, ne de gelecekte ne zaman olacağını bilmiyoruz. 1968’de Bartın'da 6.8’lik bir deprem oldu. Bartın'ın 2 bin yıllık tarihi çok iyi biliniyor. 2 bin yıldır deprem olmamış bir yer. Gelecekte ne zaman olur bunu bilmiyoruz. Ama demin anlattığımız kurala geldiğimiz zaman Kırşehir'de de gelecekte de deprem olur, Bartın'da da gelecekte deprem olur, Rize'de de gelecekte deprem olur. Çünkü bir yerde deprem olmuşsa, gelecekte aynı yerde aynı büyüklükte deprem olur" dedi.
"BU TOPRAKLARDA HEP DEPREM OLDU, BUNDAN SONRA DA OLACAK"
Türkiye’nin aktif fay haritasına göre bilinen 486 fayın olduğunu dile getiren Tüysüz, "Türkiye'nin diri fay haritasında bugün resmi olarak bilinen 486 fay var. Önümüzdeki aylar içerisinde bunun 600 çıktığını duyacaksınız. Türkiye'nin 24 ilinin, 101 ilçesinin 550 köyünün merkezinde fay var. Bu faylar zaman içerisinde deprem üretmiştir, üreteceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren geçen sürenin dışına gerek Osmanlı dönemine, gerekse ondan önceki Hititler’e kadar gittiğimizde buradaki medeniyetlerin hep depremlerden etkilendiğini gördük. Yani bu deprem sadece Türkiye Cumhuriyeti'ne, Osmanlı’ya özgü bir şey değil. Bu topraklarda hep deprem oldu, bundan sonra belki insan nesli ortadan silinecek, yine depremler olmaya devam edecekler. Çok sayıda medeniyetin de sadece ve sadece depremler ya da bunların etkileri nedeniyle bu topraklarda yok olduğunu biliyoruz" diye konuştu.
Marmara Denizi’nden de geçen Kuzey Anadolu fay hattının en önemli fay hatlarından olduğunu belirten Tüysüz, "Kuzey Anadolu fayı Türkiye'nin en önemli, dünyanın da birkaç önemli fayından bir tanesi. Bin 600 kilometre kare boyu var. Aynı zamanda hep büyük depremler üretmiş. 1939’da Erzincan depremi oldu. O zaman Türkiye nüfusu 17 milyondu. Bu 17 milyon nüfustan 39 bini bu depremde canını yitirdi. 1939’u; 42 izledi, 43 izledi, 44 izledi, 57 izledi, 67 izledi ve 99 izledi. 1999’dan önce deprem İstanbul'a doğru geliyor denildi. Bu söylenmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı. 1999’da iki bölgede daha deprem beklentimiz vardı; biri doğuda, biri batıda. Dönemin başbakanı rahmetli Bülent Ecevit'e gittik. Üç ay sonra Düzce depremi oldu. Batıdaki deprem henüz olmadı, olmasını bekliyoruz. Tarih tekerrür ediyor. 1992’de küçük bir deprem vardı. Burada kırılmamış bir parça var Bingöl Yedisu’da, burası 7’nin üzerinde deprem üretecek. Bugün, yarın, belki 5 sene, belki 50 sene sonra ama mutlaka olacak. İkincisi Marmara Bölgesi. Marmara Bölgesi'nde de kırılmamış faylar var ve bunlar kırılacaklar. Eninde sonunda kırılacaklar. Bugün, yarın belki 50 sene sonra” dedi.