(İSTANBUL) İstanbul Barosu ve Türkiye Ormancılar Derneği, Polonezköy'de düzenledikleri çevre yürüyüşünde Cumhurbaşkanı kararlarıyla orman dışına çıkarılan alanlara, maden şirketi kuşatmalarına ve ormanların "karbon yutak ormanları kuruyoruz" adı altında metalaştırılmasına karşı tepki gösterdi. Buluşmada konuşan Prof. Dr. Doğanay Tolunay, "yangın çıktığında hem karbonu depolayan canlı sistem yok oluyor hem de o ağaçların içinde on yıllardır birikmiş olan devasa karbon stoğu yanarak salım halinde atmosfere geri salınıyor. Yani atmosfere çift taraflı, telafisi imkansız bir darbe vurulmuş oluyor" dedi.
İstanbul'un hayati su kaynaklarını ve akciğerlerini barındıran Kuzey Ormanları'ndaki yapılaşma, madencilik faaliyetleri ve orman sınırlarının değiştirilmesi kararlarına karşı hukukçular ile bilim insanları tek ses oldu. İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu ile Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) Marmara Şubesi iş birliğiyle İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Prof. Dr. Gülen Özalp, Dr. Aytekin Ertaş ile Polonezköy Tabiat Parkı'nda geniş katılımlı doğa yürüyüşü gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 kişilik hukukçu ve doğasever grup, İstanbul'un akciğerlerini savunmak için bir araya geldi.
Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av. Esmanur Çağlak, Beykoz bölgesindeki ormanlık alanların son dönemde karşı karşıya kaldığı yapısal ve yasal tehlikelere dikkat çekti. İstanbul'un su ve nefes kaynağını savunmak adına her alanda kararlılıkla duracaklarını vurgulayan Çağlak, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün İstanbul Barosu olarak İstanbul'un su ve nefes kaynağı olan ormanlarımızı savunmak için buradayız. Özellikle içinde bulunduğumuz Beykoz ormanları, son yıllarda Cumhurbaşkanı kararlarıyla orman alanı olmaktan çıkarılan çok sayıda bölgeyi barındırıyor. Aynı zamanda bu hat, maden şirketlerinin de doğrudan odağında bulunan, sürekli ruhsat baskısı altındaki kritik bir alan. Hukukçular olarak hem ekolojik dengenin korunması hem de anayasal bir hak olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının tesisi için bu talan politikalarına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."
Açılışın ardından söz alan TOD Marmara Şubesi Başkanı Sezai Kaya ise ormanları koruma bilincini yaygınlaştırmak amacıyla İstanbul Barosu ile birlikte Aydos, Belgrad Ormanı ve Şile'nin ardından dördüncü ortak saha etkinliğini gerçekleştirdiklerini belirtti. Polonezköy Tabiat Parkı'nın iyi bir koruma örneği teşkil ettiğini ancak mülkiyet sorunları ile kıyılardan ormana sızma girişimlerinin sürdüğünü belirten Kaya, "Kuzey Ormanlarının her bir parçası bir bütündür ve taviz verilemez" diyerek iş birliğinin süreceğini vurguladı.
Saha yürüyüşü esnasında orman ekosistemleri, iklim krizi ve karbon yutak alanları üzerine bir sunum yapan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, meclis gündemindeki Torba Kanun ile Orman Kanunu'na getirilen yeni maddelere ve "karbon ticareti" çelişkilerine dikkat çekti. Küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulabilmesi için 2050 yılına kadar emisyonların sıfırlanması gerektiğini, ancak insanlığın yılda 60 milyar ton sera gazı salarken yutak alanların sadece 20 milyar tonunu emebildiğini belirten Tolunay, sistemin ticarileştirilmesini eleştirdi.