(TBMM) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Karşımızda, 5 Kasım Kurultayı'nı hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani Mutlak Sultan'la Mutlak Butlan'ın ittifakı var" ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında konuştu. Özel, "Milleti adaysız, milleti partisiz, kurumsuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, yani kendileri açısından rakipsiz ya da rakibini kendilerinin belirlediği, şeklen olduğu, değiştirme ümidi olanların kararlılığı olan, sandığa küstüğü; değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birileriyle iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar" dedi.

"İşte ne yaşıyorsak, içerideki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz. Ama ne yaşıyorsak, yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenilemeyen bir gerçekliğin direnmesinden kaynaklanmaktadır. O gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır" diyen Özel, şöyle konuştu:"

"Doğrusu, milletin dediği odur, dur. Kendi sözü: 'İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybederdir.' Yıllar sonra İstanbul, üç tercih üst üste kimin yöneteceğine karar vermiş. Bundan sonra da o kişinin Türkiye'yi yönetme ihtimali belirginleşmişken işte yapılan iş, bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbedir. Şimdi yaşanan, o iktidara gelecek olan partiye darbedir."

Kısaca hatırlayalım. üç yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktık. Üç yıl önceki seçimde Tayyip Bey, o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için istediği gibi bir seçime gitmeyi başardığı için partinin başına bunlar gelmiyordu. Çok kazanmamız gereken bir seçimin üzerinde çok konuşmamız gereken hatalarımızla, kusurlarımızla, şimdi baktığımızda başka türlü yorumlayabileceğimiz işleri kaybettik ve kahrolduk. Bu salonda o seçimin ertesi sabahı, dışından ya da içinden ağlamayan, gırtlağından ekmek, peynir, zeytin geçebilen, günlerce kendine gelebilen, yani kaybetmeyi, bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğuna inanmıyorum bu salonda. Kimse yok. Bu anlayış, bir daha kaybetmemeliyiz, diyen anlayış; yeter artık diyen anlayış; CHP değişirse Türkiye değişir, önce CHP'yi değiştireceğiz, sonra yönetimi değiştireceğiz, Gazi'nin partisini bir daha iktidara getireceğiz diyen anlayış... Bu ülkede genciyle, kadınıyla, her yaştan tecrübeli ama 10. Yıl Marşı'nda söylendiği gibi her yaştan genciyle hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler. CHP'lilerin, kazananıyla kaybedeniyle o seçimi, boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Aynı ülkeyi kuran Gazi'nin yanında duran, ülkenin ikinci Cumhurbaşkanı olan İnönü'nün 14 Mayıs 1950 günü seçimleri Demokrat Parti'ye kaybettiğinde, 'Herhalde bunlara vermeyeceksin Paşam.' diyenlere karşı yaverine not yazıp Demokrat Parti'ye yollayan ve 'Paşa, devir teslimi hazırdır. Sizi tebrik etmektedir.' diyen İsmet Paşa'nın madalyası var, madalyası. Demokrasi madalyası. O gün Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti'nde seçimle iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti unvanını ve madalyasını alırken; seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa'nın. Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye'de bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı."

Özel, "Hain Kemal" sloganlarının yükselmesi üzerine, "Arkadaşlar, ihanet; yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında, içinde hissedildiğinde cezalandırandır. O yüzden, lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım" ifadesini kullandı.