(TBMM) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, eski siyaseti geride bırakıp yeni bir siyaset kurduklarına işaret ederek "Değişime doğru, yeniye, iyiye, güzele doğru yürüyeceğiz. Herkes bilsin ki vakti gelmiş bir değişimin üstünde kimse duramaz. Milletin yürüyüşünün önüne kimse set çekemez. Milletin önüne çıkmak isteyenler bilsin ki önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır" dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
"Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir. Bu millet paralel devleti kim atadıklarına yönettirdi ve seçilmişler onlara teslim olursa nasıl kukla gibi kaldılar, direnenlere ya da o paralele teslim olmayanlara ne kötülüklerin yapıldığını da bu grup da bilir bu millet de bilir. Onun için her şeyi yapın ama bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe 'ayaklanma', her meydana 'sokak çağrısı', her mitinge 'sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak' diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini, bu CHP'de görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla CHP'ye 'paralel yapı', 'FETÖ' ya da namuslu arkadaşlarımıza 'hırsız', atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp 'arınacağız', 'atacağız, 'satacağız...' Böyle bir şeye teslim olursak biz CHP olmaktan çıkarız. Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız."
İktidar yürüyüşümüz, geldiğimizde yargıyı ele geçirmek için değil, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzeni kurmak içindir. İktidar yürüyüşümüz gelip de onların yağmaladığı, önce TMSF'ye yolladığı, sonra milletin bankasının parasından kendisine yandaş yaptığı medyayı bu sefer bizim tarafa almak, çökmek değil; bir daha kimsenin yandaştıramayacağı bir medya, bir basın düzeni kurmak, basındaki herkesin sadece kendini mesleki değerlerine ve millete karşı halkın haber alma hakkına karşı sorumlu hissettiği, patronaj ilişkilerinin devlet üzerinden beslenmediği, her bir basın emekçisinin de güçlü sendikasıyla patronundan o sendikayla patronun da devletten korunduğu kimsenin ele geçiremeyeceği bir sistem kurmak için iktidar olmak zorundayız. İşte o günün basınıyla, o günün yargısıyla yarının Türkiye'sini hep beraber ayağa kaldıracağız. İki kere iki nasıl dört ediyorsa bugünkü yargının yazdığına, çizdiğine, bugünkü basının köpürttüğüne, yönettiğine teslim olarak bir adım geri atarsak teslim alacaklar ülkeyi. Yarını olmayacak ülkenin. Ne demokrasisi ne bağımsız yargısı ne bağımsız basını ne de gençlerin ve hiçbirimizin bir ümidi. Bunun için bütün bu kurulan kumpasa, anlatılan hikayeye ve basın eliyle desteklenen tüm bu söylemlere karşı Kuvayi Milliye ruhuyla 100 yıl önce olduğu gibi sadece ve sadece milletin azim ve kararlılığına inanacağız. Sadece ve sadece millete…
Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum, butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra; bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var. 2 bin tane kurultay istemeyen, 'Seçilmiş yönetsin' demeyeni bulamazsınız. O bin taneyle de bayramlaşma yapalım, o bin taneyi getirelim grup yapalım, o bin taneyi getirelim ki 'Çıkar CHP kimliğini' desen 200 tane kimlik çıkmaz. Binaya girip şey diyor, 'Tam bir CHP'li oldum' diye yanındakine şaka yapanlarla, o bin tane bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka bir şey. O yüzden herkesin artık nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım.
Bütün muhalefet partileri 'Derhal kurultay yapılmalıdır' diyor. CHP'yi kayırmak için demiyorlar bunu. Kendilerinin de tabi olduğu bu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için söylüyorlar. Bütün siyasi partiler, barolar, barolar birliği, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, TBMM Başkanı, MHP'nin Genel Başkanı'nın belli bir evreye kadar bu konuyla ilgili söylediği değerlendirmeler, AK Parti'de geçmişte önemli görevler yapmış ya da şimdi uçak kalktıktan sonra arkadaşlarımızla konuşan aklıselim herkes, 'Ne yapıyoruz biz? CHP kurultayını yapmalıdır ve CHP seçilmiş bir yönetimle yoluna devam etmelidir' diye. Bunun için 'Diyalog olsa', vallahi hiç uzak durmadık. Çok net söyleyeyim. 'Tedbir var kurultay yapılamaz.' Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları, aynı metinde birleşiyorlar, aynı anlayışta. Diyorlar ki 'Bu yırtığı hızla dikmezsek kamu düzeni ortadan kalkacak bu kararla.' Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları, seçim hukukçuları diyorlar ki 'Kurultayın yapılması değil, yapılmaması mümkün değildir. Tek görev hızla kurultaya gitmektir. Görev budur, başka görev yoktur. Genel başkancılık, PM'cilik bu kararla oynanamaz. Yapılacak ilk iş, yeniden bir seçime gitmektir.' Günlerce söylediler, 'Seçim olamaz, seçim olamaz.' Dedik ki 'Hocalardan bir konsey kuralım.' Reddettiler. 'Hocaların hakemliğinde tartışalım.' Reddettiler. 'İkişer avukat' dedik. 'Birisi alanında Türkiye'nin en iyisi' dedik. Reddettiler. Konuşup konuşup 'Biz bu kurultayı yapamayız' dediler.