CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu düzeni değiştirmek için millete bir sandık lazımdır. Bu sandık için sonuna kadar mücadele edeceğiz. O sandıklara milletle birlikte yorulmadan koşacağız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tutmadık el, gitmedik köy, varmadık hiçbir yer bırakmadan tüm gönüllere gireceğiz, tüm kulaklara konuşacağız, tüm gözlere bakacağız" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, yoğun bir çalışma haftasını geride bıraktıklarını söyleyerek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Anıtkabir'de, 1'inci Meclis'te ve bu çatı altında törenlere katıldık. Kurtuluş Parkı'nda direnen Doruk Madencilik işçileri ile buluştuk. Cuma günü hem Silivri'de hem Bursa'da, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nu, belediye başkanlarımızı, son olarak haksız yere tutuklanıp Bursa'nın iradesine çökmek için sandıkta alamadıkları Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni, sandıkta kazanamadıkları belediyeyi savcı cübbesi ve hakim tokmağıyla kazanmaya çalışanların hırsları yüzünden haksız yere cezaevinde tutulan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'i ziyaret ettik. Tüm başkanlarımızın, tüm mücadele arkadaşlarımızın dimdik duruşlarıyla onur duyduk. Sizlere onların dayanışma duygularını ve selamlarını getirdik" diye konuştu.

Soma'daki maden kazasının yıl dönümüne ilişkin konuşan Özel, "Son 23 yılda Türkiye işçi sınıfının tam 116 Soma faciası kadar evladını kaybettiğini, neferini kaybettiğini hatırlayalım. Soma'nın üzerinden 12 yıl geçti. Ama madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 16 gün önce Eskişehir'den yola çıktılar, Ankara'ya geldiler; 9 gündür de Ankara'dalar, açlık grevindeler. Ücretlerini ve tazminat haklarını istiyorlar. Uzun süredir ödenmeyen maaşlarını almak istiyorlar. Sürekli ücretsiz izne çıkarılmaya isyan ediyorlar. Ben kendilerini ziyaret ettim. İşçilerin, çocuklarıyla 23 Nisan gününde gözyaşları içinde nasıl bir araya geldiklerini gördük. Neredeyse o günden bugüne her gün polis ablukası var, gözaltılar var. Ne yapmış bu madenciler; suç mu işlemişler, birinin malına göz mü dikmişler, birinin huzurunu mu bozmuşlar? Ne yapmışlar da polis her seferinde tam karşılarında kimsenin karşısında durmadıkları kadar dik ve kararlı duruyor? Adımın atana gözaltı yapıyorlar, içeriye koyuyorlar" dedi.

Cuma günü idrak edilecek 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'ne ilişkin konuşan Özel, "Bu iktidar 24 yıldır tam 23 büyük işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa Cumhurbaşkanına yetki veriyor, 'Milli güvenliği tehdit eden hususlarda' diyor. Yani ne biliyor musun? Makine Kimya Enstitüsü'nde sendika olacak, tam savaşa girmişiz MKE'deki işçiler, 'Biz tüfek üretmiyoruz' diyecekler, orada devreye girecek Cumhurbaşkanı. Diyecek ki; 'Milli güvenlik tehdit altında, olmaz.' ya da yok ama jandarmanın sendikası olacak, askerin sendikası olacak, o süreçte tam kritik bir anda eyleme gidecek, greve gidecek, onu yasaklayacaksın. 'Milli güvenliğin tehdit edildiği hususlarda' deyip; işçilerin grevini, metal işçilerinin grevini, maden işçilerinin grevlerini ertelediler. 200 bin işçinin grev yasağı yüzünden işten olmaya direnmesinin önüne geçtiler, onların işlerinin elinden alınmasına sessiz kaldılar, arka çıktılar" açıklamasında bulundu.

Özel ayrıca, "Bir yanda 'Efendim biz darbelerle hesaplaşacağız, darbelerin ürünlerinden kurtulacağız, yükü kaldıracağız, sendikal örgütlenmenin önünü açacağız. 1 Mayıs'ı serbest yapacağız' diyen Adalet ve Kalkınma Partisi; şimdi YÖK'ün etinden, sütünden, yününden yararlanıyor. Geldiği gün siyasi partilere uygulanan barajı sıfırlayacağını söylemişti. Etinden, sütünden yıllarca yüzde 10 olarak yararlandı. '1 Mayıs'ı bayram yapacağım' demişti, hepimizin oylarıyla güya o sözü tuttu. Bakın AK Parti İstanbul İl Başkanlığı bunu 'Artık 1 Mayıs hem bayram hem de Taksim'de' diye 2010 yılında billboardlarla duyurdu. 2010 Taksim var, 2011 var. 14 yıldır Taksim yasak. 1 Mayıs'ı önce bayram edip sonra bayramı zehredenlere Taksim'i önce serbest edip 14 yıldır Taksim'den korkanlara inat; 1 Mayıs bayram gibi bayram olacak, Taksim sonuna kadar serbest olacak" dedi.

Ekonomiye ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, "Bakın 2015 yılı, bundan sadece 11 yıl önce, Türkiye Avrupa'da asgari ücret olarak 14 ülkeden iyiydi. O günden bugüne AK Parti yönetiyor halen. Bugün sondan 6'ncı ülkeyiz. Yani Avrupa'da eskiden bizden asgari ücrete daha düşük maaş veren 8 ülke önümüze geçmiş. Arkamızda 5 ülke kalmış. Bu Avrupa Birliği üyeleri değil, orada zaten hepsinden gerideyiz, çoğundan geriyiz. Belki birinden ilerdeyiz. Ama Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Moldova ve Ukrayna dışında bizden daha düşük asgari ücret veren bir Avrupa ülkesi yok. Almanya'da asgari ücret 2 bin 343 avro, Türkiye'de 654 avro. Türkiye'de kur bu kadar baskılandığı halde, normal ekonomi serbest çalışacak olsa, yani birilerine carry trade'ler falan vadediliyor olmasa, bu kur bugün bunu yüzde 40-50 üzerinde olacak, gerçek anlamda asgari ücret 350-400 dolarlarda olacak. Satın alma gücü oralarda. Bir yanda 2 bin 343 avro olan Almanya'da Hans var. 1 yıl oluyor sonra başlıyor 3 bin 500, 4 bin, 4 bin 250. Öyle kalmıyor 2 bin 300'de yıllarca. Ama ilk 1 yıl 2 bin 300 alan Hans'ın Almanya'daki işçiye ortalaması yüzde 9 arkadaşlar. 100 işçiden 9'u sadece asgari ücret ve üstünde alıyor. Biz de 100 işçiden 55'i. O 2 bin 343 alıyor, bizimki 650 alıyor. O gidince dana kıymayı bizim parayla 350 liraya alıyor, bizimki 950 liraya alıyor. Hem alım gücünde, gıda alımında 3 kat fark var aleyhimize, hem de maaşta 4 kat fark var aleyhimize. Yani asgari ücretin satın alma gücü olarak Almanya ile Türkiye arasında 12 kat fark var" diye konuştu.