Dünya Kupası'na Avustralya mağlubiyeti ile başlamak büyük hayal kırıklığı yarattı.
Maç öncesinde futbola dair her istatistik, bizi favori gösterse de sahaya yansıyan kısım hiç de öyle olmadı.
Gergindik, tutuktuk, istediklerimizi sahaya yansıtamadık.
Montella'nın ilk 11 tercihi, bilhassa orta saha konusunda daha ofansif olabilirdi. Oyunu ikinci bölgede tutup, rakibin hızlı hücumlarını kesmek için böyle bir tercih yapılmış belli ki ancak teori ile pratik arasında büyük farklar oldu. Tam da bu yüzden, rakibi 3 orta saha ile tutamadığımız bir maç sonrası, daha ofansif oyuncuları tercih etmek gerekirdi diye düşünmeden edemiyor insan. Çünkü böylesine maçlar, her hafta oynanan maçlar değil. Bir neslin ilk kez Dünya Kupası ile tanıştığı, bir neslin 24 yıl aradan sonra geçmişe yolculuk ettiği bir kupa.
Bizim Çocuklar'ın hayallerini süslediği bu sahnede, bugün epey üzüldük ama başımızı kaldırıp devam edeceğiz.
Maçın büyük bölümünde topa sahip olmamız, rakibin katı savunmasını geçmek için yeterli olmadı. Montella'nın sahaya çıkardığı kadro dışında oyuncu değişiklikleri de eleştiriye fazlasıyla açık.