Norveç'in güneybatısında, Rogaland bölgesinde bir ağaç devrildi. Köklerin söktüğü toprağın arasında çamura bulanmış küçük bir şey parladı. Mayıs ayında ortaya çıkan bu parça, 1.500 yıldır kimsenin dokunmadığı bir altın kılıç kabzasıydı.

Buluntu tamamen tesadüf. Devrilen ağacın kökleri toprağı altüst etti ve normalde metrelerce derinde kalan bir katmanı yüzeye taşıdı. Parçayı bulan kişi başta ne olduğunu çıkaramamış, durumu Stavanger Üniversitesi Arkeoloji Müzesi'ne bildirmiş.

Müze ekibi alana gelip incelediğinde işin asıl tuhaf yanını fark etti. Kabza rastgele bir yere düşmemişti. Bir kaya çatlağının içine ve neredeyse elle yerleştirilmiş gibi oturuyordu.

Kabza ince işçilikli. Üzerinde filigre tekniğiyle yani örgülü altın tellerle işlenmiş süslemeler ve iki hayvan başı motifi var. Avucun içine sığacak boyutta ama sanıldığından ağır. Göç Dönemi'ne yani altıncı yüzyılın ilk yarısına tarihleniyor.

İlginç olan parçanın üstündeki kullanım izleri. Arkeoloji Müzesi'nden doçent Håkon Reiersen, kabzanın bir vitrin objesi olmadığını söylüyor. Gerçekten taşınan ve gerçekten çekilmiş bir kılıca aitmiş. Onu kuşanan kişi de sıradan biri olamaz. Bu kadar altın, bu işçilik, ancak bölgenin en tepesindeki birine yakışır.

Bunun gibi yalnızca on yedi tane biliniyor