Hayat kapısını her zaman açmaz insana. Bazen aralık bırakır o kadar. Kaderi ertelemekle kaybedilen ne varsa hesabını tutar hayat. Bir film şeridi gibi akar zaman. Tek tanığımız gözlerimiz. Ne gördüysek o! Çocukluğumuzdan bu yana o kadar kitaplar okuduk, sayfalarında yazıldığı kadarını. Bazen özel cümlelerin altını çizdik kalemle. Hatırımızda kalsın diye ve hiç unutmadık. Üstelik hayata geçirdik güzel satırları. Ne bildiysek o! Ne duygular ve düşünceler taşıdık. Kendimizi o düşüncelerin galibi saydık da bir türlü hazmedemedik bizim gibi düşünmeyenleri. İnadımız inat. Sadece kendi ihtirasımıza serenat yaptık. Ne dediysek o! Ne deli aşklar yaşadık, dillere bile düştük. Şarkılar dinledik içimizi ısıtan. Güller alıp güller verdik. Sokak lambasının altında beklediğimizi unutup, dışında kaldık içimizde yaşattığımız duyguların. Şiddetli fırtınalara dayandık da üç günde tarih olduk. Ne sevdiysek o! Bazen gerçek dostlarımız oldu, bazen dost bildiklerimiz. Kendimizi kalabalık sandık. İyi günde herkes yanımızdaydı da kötü günde kadavramızdan bile medet umdular. Ustalık saydık yenilgileri. Ne bulduysak o! Azalan irademizle idare etmeyi öğrendik o kadar! Her hakkı mahfuz korkaklığımızın. Hayattan istediklerimizi alamadık da almaya cesaret edebildik mi acaba? Suya sabuna dokunmadan temiz kalacağımızı sandık. Gaipten duyduğumuz seslerle oyalanmayı seçtik. Ne sustuysak o! Mutlu sonlar masal kitaplarında da kalmadı artık. Çocuklarımız okullarda bile emniyette değil. İnandığımız gibi olmasını isterdik dünyanın, olmadı. Elbet hayatın da bir bildiği vardı. Şimdi o hayatın aralık kapısından, "keşke içeri girseydik" diyoruz bazen. Oysa iki kez aynı hakkı vermiyor zaman. Ne ektiysek o!
MUTLULUK TAKVİMİ Tiyatroya git. Gözün her zaman tok olsun. Kendini yönet. Güne iyi cümle kurarak başla. Sırdaş ol.
Bir umut benimkisi Bir umut onu bulmak Bu aşk hikayesini Onunla tamamlamak Ne düşlerimiz vardı İki oda bir mutfak Nasıl da istiyorduk Evlenip mutlu olmak Ne zaman ki kaybolsam Beni arar bulurdu Dururdu vazolarda Aşkın hüzün gülleri Gecenin bir vaktinde Hep tesellim olurdu Okşardı saçlarımı Onun çocuk elleri Hakkı YALÇIN
Bu hayata onurlu izler bırakmakla yükümlü olduğumuzu unutmayalım.
Şiddet gören kadınlar üzerinde bundan birkaç yıl önce bir araştırma yapılmıştı da "gelecekten umutlu musunuz?" sorusuna verilen cevaplar felaketti; yüzde 63'ü "hayır" dedi.
Kadınların yüzde 61'inin kendilerini özgür hissetmediği gerçeği de karanlık tablonun acı gerçeğiydi. Böyle araştırmalar erkekler üzerinde yapılmayı da emreder ama nedense gerek duyulmaz. Çünkü onlar zorba hayatlarından ve kadınlara şiddet uygulamaktan acayip mutlu! Yeni moda erkeklik bunu gerektiriyor. Kadınlar için ufukta hala kara görünmeyse, kan gölünde yüzmelerine müsait ortam harika biçimde devam ettiği içindir!