Diyarbakır’da katledilen Narin Güran'ın davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan anne Yüksel Güran, sessizliğini cezaevinden gönderdiği sarsıcı bir mektup ile bozdu. Mektubunda kendisine ve ailesine iftira atıldığını savunan Güran, kamuoyunda bilinen isimleri "lanetleşmeye" davet etti.
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde cansız bedeni dere yatağında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davasında hüküm giyen anne Yüksel Güran, oğlu Baran Güran aracılığıyla dışarıya bir not iletti. Amca Ömer Güran tarafından sosyal medyada paylaşılan mektupta, Yüksel Güran’ın oldukça sert ve dini referanslarla örülü ifadeleri dikkat çekti.
Mektubuna "Ben bir anneyim" vurgusuyla başlayan Yüksel Güran, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
"Koklamaya doyamadığım Narinimi katletmekle müebbet hapse mahkum olan bir anneyim. Kızının cenazesini görmesine bile izin verilmeyen, namusuna ve iffetine iftira atılan bir anne... Kızım Narin ölüler kabrinde, ben ve oğlum diriler kabrindeyiz."
Kendisine yöneltilen suçlamalara cevap verecek takatinin kalmadığını belirten Güran, Kur'an-ı Kerim'deki "mübahale" (karşılıklı lanetleşme) geleneğine atıfta bulunarak meydan okudu:
"Bana ve aileme iftira eden, çocuğumuzu katletmekle ya da katilini bilip susmakla bizi suçlayan herkesi lanetleşmeye davet ediyorum. Eğer iftiralarınız doğruysa, ben yahut ailemden biri Narinime kıymışsa Allah, melekler ve tüm lanet edicilerin laneti bizim üzerimize olsun, Allah bizim boynumuzu kırsın!"