Güncelleme Tarihi: Haziran 20, 2026 07:01
Elektronik müziğin en etkili isimlerinden Moby, 1999 tarihli efsane albümü ‘Play’le müzik tarihinde özel bir yer edindi. Albümdeki şarkılardan, ‘The Beach’ (Kumsal, 2000) filminde de kullanılan ‘Porcelain’ melankolik yapısıyla dünya çapında bir hit olmakla kalmayıp elektronik müziğin duygusal sınırlarını da yeniden tanımladı.
Müzik kariyerinin yanı sıra hayvan hakları mücadelesiyle de öne çıkan Amerikalı sanatçı, bugün dünyanın ünlü vegan aktivistlerinden biri. Boynundaki ‘Vegan for Life’ (Ömür Boyu Vegan), kollarındaki ‘Animal Rights’ (Hayvan Hakları) dövmeleri de bu duruşunun en somut sembollerinden.
Moby, İstanbul konseri öncesinde sorularımızı yanıtladı...
◊Veganlıktan başlayalım. Vegan olmaya ilk ne zaman karar verdiniz? Sizi buna iten neydi?
Aslında çok yaygın bir paradoksun içinde yaşıyordum. Hayvanları seviyordum. Küçük bir çocukken evimizde kurtarılmış pek çok hayvan vardı; köpekler, kediler, fareler, sıçanlar, kertenkeleler... Ama aynı zamanda Burger King ve McDonald’s’ı da seviyordum. 1984’te, 19 yaşımdayken kedilere ve köpeklere duyduğum sevginin tüm hayvanlara uzanması gerektiğini fark ettim. O yıl vejetaryen oldum, 1987’de de vegan oldum, 39 yıldır veganım. Vegan olmamın birçok sebebi var; iklim, su kullanımı, ormansızlaşma, insan sağlığı... Ama en başta hayvanlar için veganım. Benim inancım basitçe şu; bilinç sahibi, hissedebilen her canlı kendi iradesine göre yaşama hakkına sahiptir. Biz insanların kendi irademizi başka canlılara şiddet yoluyla dayatmaması gerektiğine inanıyorum.