Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), savunma sanayisine yalnızca kullanıcı bakış açısıyla değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yön veren, sektörün gelişimini hızlandıran ve stratejik düzeyde konsept üreten bir vizyonla yaklaşıldığı belirtildi.
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı dolayısıyla İstanbul Fuar Merkezi'ndeki Ayasofya Toplantı Salonu'nda düzenlenen MSB'nin haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Bakanlık tarafından, basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamada bulunuldu.
SAHA 2026 ve savunma sanayi vizyonuna değinilen açıklamada, "Milli Savunma Bakanlığı olarak savunma sanayisine yalnızca kullanıcı bakış açısıyla değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yön veren, sektörün gelişimini hızlandıran ve stratejik düzeyde konsept üreten bir vizyonla yaklaşmaktayız. Ortaya koyulan bu vizyon, sektörün tüm paydaşlarını teşvik eden, teknolojik bağımsızlığı güçlendiren ve kritik alanlarda yerli kabiliyetlerin gelişimini hızlandıran stratejik bir yaklaşımın ürünüdür. Sahip olduğumuz kurumsal tecrübe, mühendislik altyapısı ve üretim kabiliyetleriyle yeni nesil savunma sistemlerinin geliştirilmesine rehberlik ediyoruz." denildi.
Açıklamada, uzun yıllardır sürdürülen AR-GE faaliyetleri neticesinde Bakanlık bünyesinde kritik üretim altyapıları, ileri teknoloji laboratuvarları ve yüksek hassasiyetli üretim kabiliyetine sahip tesisler oluşturulduğu aktarıldı.
Türkiye'nin milli füzesi Yıldırımhan'a ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Yıldırımhan füze sisteminde kullanılan Asimetrik Dimetilhidrazin (UDMH) ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtlar AR-GE merkezimiz tarafından yerli imkanlarla üretilmektedir. Söz konusu yakıt teknolojisi uzun süre depolanabilme, düşük sıcaklıklarda çalışabilme ve yüksek enerji üretme özellikleri sayesinde füze sistemlerine yüksek hareket kabiliyeti kazandırmaktadır. 3 ton harp başlığı taşıma kapasitesine sahip Yıldırımhan füze sistemine yönelik laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlanmış olup saha testlerine ilişkin çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmektedir."