Güncelleme Tarihi: Haziran 27, 2026 07:01
Şahane bir yaz akşamı... Günlerden salı, hava henüz kararmamış, saat 20.00 suları. Yer, Etiler’in henüz çiçeği burnunda mekânı Mini Taverna. Şehrin popüler adreslerinden Cozy’nin arka bahçesi. Cozy hem yemekleri hem de eğlencesiyle en sevdiğim mekânların başındadır. Cozy’ye kardeş gelen Mini Taverna’nın açılacağını duydu- ğumda da çok sevindim. Çünkü yazın şehir sakin oluyor; yeni mekânlar sayfiyeye açılıyor, sevdiklerimiz tası tarağı toplayıp Çeşme’nin, Bodrum’un yolunu tutuyor.
Dönelim Mini Taverna’ya... Burası ufacık bir bahçe. Etrafı yeşilliklerin arasına serpiştirilmiş sarı ışıklar aydınlatıyor. Bahçenin sonunda açık mutfak var; şef Hüseyin Kılıç tabaklara son dokunuşlarını yapıyor. Tahta sandalyeler, pötikareli masa örtüleri ve loş ışıklar derken kendinizi Ege’de bir sahil kasabasına gitmiş gibi hissediyorsunuz...
Ben açılış gecesi gittim, haliyle oldukça kalabalıktı. Ama daha çok yeni olmasına rağmen açıldığı haberi kulaktan kulağa hızla yayılmış. Hatta Mini Taverna’ya gideceğim gün bir arkadaşım da doğum günü kutlaması için mekânı sormuştu.
Gelelim yemeklere... Ben zaten Cozy’nin mutfağını çok severim. Hüseyin Şef menüyü Akdeniz ve Ege mutfağından ilham alarak hazırlamış. Başlangıçlar ve mezeler 600-1.300, salatalar 700-900 lira. Izgaralarsa 800-1.900 lira arasında değişiyor. Tarama (800 lira), karides orzo (1.200 lira) ve ızgara mantı kebap (1.200 lira) masadaki favorilerimdendi.
Mini Taverna tam yazlık, şirin mi şirin bir mekân olmuş. Arkadan çalan Yunan şarkıları, araya karışan Sezen Aksu’lar insanı yerinde hafif hafif kıpırdatıyor. Peki, neden gidilir? Kız kıza uzun sohbetlere, romantik bir ilk buluşmaya ya da doğum günü kutlamalarına... Giderken giyim kuşamı abartmaya gerek yok.