Diyarbakır Suriçi'nde, dokuz kardeşli bir ailede dünyaya gelen Murat Aydoğan, çocukluk yıllarının maddi zorluklarla geçtiğini ancak bu durumun kendisini hayata daha sıkı bağladığını anlattı.

Geçmişini anlatırken, "Dokuz kardeşiz… Oranın bağrından koptuk" ifadelerini kullanan Aydoğan, zorlukları birer tecrübe olarak cebine koyduğunu dile getirdi.

Hayatındaki en büyük kırılma anını fırıncılık yaparken yaşadığını belirten Aydoğan, okuma azmini şu sözlerle özetledi: "Fırındaydım… Dedim ki 'dur bir şey yapayım, Allah belki yardım eder." Bu kararın ardından Bitlis'te üniversite eğitimini tamamlayan Aydoğan, bugün Siirt'te bir kamu kurumunda görev yaparak hayat mücadelesini sürdürüyor.

İki kız çocuğu babası olan Murat Aydoğan'ın en büyük önceliği ise çocuklarını doğru yetiştirmek. Günümüzün dijital bağımlılık sorununa kendine has bir çözüm bulan Aydoğan, "Telefon tablet izlemesinler diye hamur yapıyorum, diyorum ki kendinize ekmek yapın" diyerek evlatlarıyla kurduğu sağlıklı iletişimi paylaştı.

Yarışmaya aslında babasıyla gelmek istediğini ancak babasının utangaçlığı nedeniyle iş arkadaşıyla katıldığını belirten Aydoğan, bu anları ailesi için kalıcı bir hatıra olarak gördüğünü söyledi.

Hayata bakışını ise şu samimi cümleyle noktaladı: "Sağlık sıhhat olsun, çocuk var. Daha ne olsun? Çok şükür."