MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, " İstanbul'un fethi, Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir." ifadesini kullandı.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümünü, tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam'la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşıladıklarını belirtti.

İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul'un, Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı'nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihin en müstesna tacı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen fetih ile asırların hasreti dinmiş, çağların akışı değişmiş, Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile aşılamaz denilen bütün engeller, geçilemez denilen bütün eşikler, mümkün değildir denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç'in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han'ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz'in 'Konstantiniyye elbet fethedilecektir, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur' müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç'in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle, hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur. Otağda değişmez karar, ordugahta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken, Bizans müdafaası Türk'ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır."

Bahçeli, İstanbul'un fethi ile Fatih'in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak seslerinin duyulduğunu, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışının ise yeni bir nizamın gelişini haber verdiğini aktardı.

Padişahın buyruğuyla ulemanın duasının, topçunun maharetiyle neferin teslimiyetinin, aklın hesabıyla imanın hararetinin aynı mukaddes maksatta birleştiğine dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti: