Çin'de gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir araştırma, oturma alışkanlıkları ile yaşam süresi arasındaki ilişkiye yeni bir bakış açısı getirdi. On yılı aşkın süre boyunca takip edilen on binlerce yetişkinin verileri, ne aşırı hareketsizliğin ne de sürekli hareket halinde olmanın tek başına ideal olmadığını gösterdi. Araştırmacılar, belirli bir düzeyde oturmanın bazı bireylerde sağlık açısından fayda sağlayabileceğini belirtiyor.

ARAŞTIRMA OTURMA SÜRESİNE İLİŞKİN YENİ BULGULAR ORTAYA KOYDU

Uzun süre hareketsiz kalmanın kalp hastalıklarından obeziteye kadar birçok sağlık sorunuyla bağlantılı olduğu biliniyor. Buna rağmen Çinli bilim insanlarının yürüttüğü yeni çalışma, oturma süresinin sağlık üzerindeki etkilerinin sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösterdi.

41 binden fazla yetişkinin verilerinin incelendiği araştırmada, sağlık açısından en düşük risk seviyesinin günlük ortalama dört saatlik oturma süresinde görüldüğü belirlendi. Buna karşılık iki saatin altında veya altı saatin üzerinde oturan kişilerde olumsuz sağlık sonuçlarının daha sık ortaya çıktığı tespit edildi.

Araştırmacılar, oturma süresinin etkilerinin bireylerin yaşam tarzına göre değişebileceğini vurguluyor. Özellikle gün boyunca yoğun fiziksel efor gerektiren işlerde çalışan kişiler için belirli ölçüde oturmanın dinlenme ve toparlanma açısından yarar sağlayabileceği ifade edildi.

Bilim insanları yaptıkları değerlendirmede, aşırı oturmanın halen sağlık açısından risk oluşturmaya devam ettiğini ancak oturma ile sağlık arasındaki ilişkinin kişinin günlük aktivite düzeyine bağlı olarak değişebileceğini belirtti. Düzenli ve yoğun fiziksel aktivite yapan bireylerde orta seviyede oturmanın zararlı olmayabileceği, hatta bazı durumlarda olumlu etkiler yaratabileceği kaydedildi.