Filistinli üç kardeşin kurduğu "Le Trio Joubran" grubu üyesi Samir Joubran, "Batı'dan bir şey alıp udu ona uydurmuyoruz. Bence iyi müzik yapmak istiyorsak, kültürümüzün derinliklerine gururla inmeliyiz. Bizim yaptığımız da bu." dedi.

İstanbul konseri öncesi AA muhabirine açıklama yapan Samir Joubran, kardeşleriyle geçirdikleri müzikal yolculuğu, enstrümanlarını ve Filistin kimliğinin sanatla kopmaz bağını anlattı.

Dört kuşaktır ud yapımcılığı geleneğine sahip bir aileden geldiklerini belirten Samir Joubran, kardeşi Wissam Joubran'ın İtalya'da aldığı eğitimin ardından bu kadim sanatı uluslararası seviyeye taşıdıklarını vurguladı.

Joubran, udun 4 bin 700 seneyi aşan geçmişine işaret ederek, "Ud, bütün enstrümanların atasıdır. 4 bin 700 yıldan daha yaşlıdır. Bu yüzden tarihsel bir enstrüman çaldığımızı hissediyorum. Fakat onu her zaman yeni nesil için canlı ve modern tutmaya çalışıyoruz." dedi.

"Ölüm Beethoven'ı, Picasso'yu veya Elvis Presley'i alamaz"

Özgür bir Filistin umudu için müziğin "en güzel silah" olduğunu dile getiren Joubran, şunları kaydetti: