İsrail'de yaklaşan genel seçimler, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun siyasi geleceğini doğrudan etkileyebilecek kritik bir dönemece işaret ediyor. İsrail'in en uzun süre görev yapan başbakanı olan Netanyahu'nun, bu seçimlerde önceki dönemlere kıyasla çok daha zorlu bir süreçle karşı karşıya olduğu değerlendiriliyor.
SAVAŞ POLİTİKALARI ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA
7 Ekim saldırılarının ardından Gazze'de yürütülen askeri operasyonlar, Lübnan sınırında Hizbullah ile devam eden gerilim ve ABD ile yaşanan görüş ayrılıkları, Netanyahu hükümetini iç ve dış kamuoyunda yoğun eleştirilerin hedefi haline getirdi.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la gerilimin azaltılması ve bölgede istikrarın sağlanmasına yönelik yaklaşımı, İsrail yönetimi üzerinde yeni bir diplomatik baskı oluşturdu. Washington, Lübnan cephesinde tansiyonun yükselmesini istemezken, Netanyahu hükümeti Hizbullah'a yönelik askeri operasyonların sürdürülmesini savunuyor.
Bu tablo, İsrail siyasetindeki ayrışmayı da derinleştirdi. Sağ kanattaki bazı kesimler Netanyahu'yu savaşı istediği noktaya taşıyamamakla eleştirirken, muhalefet ise ABD ile ilişkileri zorlayan politikaların ülkeye zarar verdiğini savunuyor.
YOLSUZLUK DAVALARI VE GÜVENLİK TARTIŞMALARI