Koronavirüs salgınıyla ilgili gizem perdesi aralandıkça, arkasından devasa bir küresel senaryo tartışılıyor. Gazeteci Cemil Barlas'ın A Haber'de yaptığı açıklamada; "Ortada iddia edildiği gibi bir terörist yoktu, ne olduğu bilinmeyen bir şey vardı; bunu büyük bir algıyla büyüterek vatandaşı korkuttular ve evlerine oturttular" çıkışı, salgın sürecinin toplumsal bir psikolojik süreç olarak yönetildiğini öne sürüyor.

Küresel odakların Kovid-19'un ardından dünya sahnesine sırasıyla Putin ve Netanyahu krizlerini sürdüğünü belirten uzmanlar, insanlığın sürekli bir korku girdabında tutulmak istendiğine dikkat çekiyor. Kovid bahanesiyle insanları korkutarak bağışıklık sistemlerini düşüren küresel yapının, kitleleri adeta birer kobay haline getirdiği iddialar arasında.

ABD VE ÇİN LABORATUVARDA ORTAK ÇALIŞTI İDDİASI: CIA VE FBI GERÇEĞİ GİZLEDİ

Salgın sürecinde "komplo teorisi" denilerek üzeri örtülmeye çalışılan tüm iddialar, ABD'nin en tepe istihbarat organlarında görev yapmış isimlerin resmi açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanıyor.

ABD Eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Kovid-19 virüsünün laboratuvarda, ABD ve Çinli bilim insanlarının ortak mesaisiyle üretildiğini açıkça ileri sürdü.

Stratejist - Yazar Murat Akan da A Haber'de bu süreci değerlendirerek, virüsün laboratuvardan sızdığı yönündeki tespitlerin CIA ve FBI tarafından bilindiğini ancak gizlendiğini aktardı.