Uluslararası ilişkiler sahnesi, kâğıt üzerine yazılmış süslü metinlerin aksine, sahadaki gerçek güç dengelerinin hüküm sürdüğü acımasız bir arenadır. 

Yıllarca bu arenada “hukuk” kelimesinin arkasına sığınarak Doğu Akdeniz’deki varlığımızı ve Kıbrıs Türk halkının haklarını gölgelemeye çalışanlara en net cevap, geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Avrasya Bir Vakfı Gençlik Merkezi-Genç ASAM’ın müştereken düzenlediği 1. Uluslararası İlişkiler ve Hukuk Sempozyumu’nda verildi.

Sempozyumun açılışında birer selamlama konuşması yapan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ve Avrasya Bir Vakfı Gençlik Merkezi Başkanı Çağrı Batuhan Budak, ülkemizin Kuzey Kıbrıs Türklüğüne bakışını biraz duygusal biraz da reel-politik üzerinden değerlendirdiler. Sempozyumun ev sahipleri dışındaki en dikkat çekici konuşmacısı (onur konuğu), açılış konuşmasını yapan Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) ve aynı zamanda Kıbrıs’ın son dönemde yetiştirdiği en değerli akademisyen, yazar ve siyaset adamı Doç. Dr. Tufan Erhürman’dı.

Aslen bir idare hukukçusu olan Erhürman’ı dinlerken, salonda sadece teorik kalıplara sıkışmış bir akademisyen olmadığını gördük. Mütevazı, ayakları yere basan ve en önemlisi sanal âlemin illüzyonlarından sıyrılıp gerçeğe yaslanan bir lider profili müşahede ettik.

Hukuk kökenli bir siyasetçinin uluslararası hukuku ne denli kısa sürede kavradığını ve dünyanın mevcut statüsünü nasıl doğru okuduğunu şu sözleri özetliyordu:

"Uluslararası hukuk hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanmadı; o, her zaman gücün emrinde oldu."