(İZMİR) – KESK İzmir Kadın Meclisi, Karşıyaka'da düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasında, "8 Mart emeğimizin sömürülmesine görünmez kılınmasına her türden baskı ve şiddete karşı direnişi simgeleyen bir mücadele günüdür" diyerek yoksulluk, şiddet ve güvencesizliğe karşı barış, laiklik ve özgürlük mücadelesini büyütme çağrısı yaptı.
KESK İzmir Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftası dolayısıyla Karşıyaka'da "8 Mart haftasında yoksulluğa, şiddete, güvencesizliğe karşı barış, laiklik ve özgürlük mücadelesini büyütüyoruz" başlıklı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, kadın emeğinin görünmez kılınmasına, eğitimde yaşanan şiddet olaylarına, cezasızlık politikalarına ve Orta Doğu'daki savaşlara ilişkin değerlendirmelerde bulunularak 8 Mart'ta düzenlenecek eylemlere katılım çağrısı yapıldı.
KESK'li kadınlar adına açıklamayı İlkay Özdemir okudu. Özdemir, şunları kaydetti:
"Sevgili kadınlar, değerli basın emekçileri, 8 Mart emeğimizin sömürülmesine görünmez kılınmasına her türden baskı ve şiddete karşı direnişi simgeleyen bir mücadele günüdür. 169 yıl önce New York'ta tekstil işçisi kadınlar ağır koşullara ve düşük ücrete karşı örgütlü ilk kadın grevini gerçekleştirdi. Bu greve polis saldırdı. işçiler fabrikaya kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın hayatını kaybetti. Bu bir tesadüf değil. Bu cinayetin sorumluluğu yalnızca failde değil, 23 yıllık AKP iktidarının cezasızlık politikalarında, sağlık ve eğitim başta olmak üzere, kamusal hizmetlerini ve o hizmetleri görenleri itibarsızlaştıran eylem ve söylemleriyle içi boşaltılan eğitim sistemiyle yol açtığı toplumsal çürüme de aranmalıdır. Raquel Dink yıllar önce şöyle demişti, "Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey değişmez". Bugün okullarda yaşanan bu vahşet, işte o karanlığın büyüdüğünü göstermektedir. Şiddetin dili sıradanlaştığı, öfke ve nefretin beslendiği bir ortamda eğitim emekçilerinin can güvenliği kaderine terk edilmiştir. Bir öğretmenin okulda öldürüldüğü bir ülkede artık hiçbir şey normal değildir. Yaşanan olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız."
KESK'li kadınlar olarak emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden kadınların mücadelerini selamlıyoruz. Ayrımcılığa, şiddete, eşitsizliğe, sömürüye, otoriterliğe ve savaşlara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Temel contadan, DGEL tekstile, Şıkmakas'tan, Migros depoya, direnen Gazde'den, Rojava'ya, Ukrayna'dan, İran'a, Afganistan'a savaş koşullarında var olmaya çalışan tüm kadınları selamlıyoruz".
Büro Emekçileri Sendikası (BES) adına konuşan Maile Evin Arıç ise Orta Doğu'daki gelişmelere ve Türkiye'deki hak ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıç, şunları söyledi: