Gazze'de yüzyılın soykırımına imza atan İsrail, dev yürekleri yok edemedi. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun beldesini ve içindeki binlerce yuvayı yerle bir etti. Bu yuvalardan biri de Filistinli Şetat Ailesi'ne aitti.

Gazze'de yıkım ve göçe rağmen çadır kentte üç gün üç gece düğün. (Fotoğraflar AA'dan alınmıştır)

Evleri yıkılan, anılarını enkaz altında bırakan ve doğup büyüdükleri topraklardan göç etmek zorunda kalan aile, her şeye rağmen hayata yenilmedi. Zorlu yaşam şartlarına, yokluğa ve bombaların eksilmeyen gürültüsüne meydan okuyan aile, oğullarını evlendirerek yıkıntılar arasından yeni bir hayat fışkırtmayı başardı.

Düğün hazırlıkları, alışılagelmiş salonlarda ya da konforlu evlerde yapılmadı. 20 yaşındaki genç damat Abdullah Şetat, hayatının en özel gününe bir sığınmacı çadırında hazırlandı. Plastik sandalyelerin üzerine kurulan aynanın karşısında, çadırın dar gölgesinde yapılan damat tıraşı; Gazze'de hayatın, her ne pahasına olursa olsun durdurulamayacağının en net fotoğrafı oldu.

Özetle; İsrail bombalarla binaları yıkabilir, ateşkesleri hiçe sayabilir ancak Filistin halkının içindeki yaşama iradesini ve yeni bir gelecek kurma umudunu asla yok edemiyor. Abdullah ve eşinin çadırlarda başlayan bu yeni hayatı, tüm Gazze'nin yeniden doğuşunun bir haykırışıydı.