(ANKARA) - İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece ilişkin, "Bu bir demokratikleşme süreci olarak anlatılıyordu. Ne oldu, rafa mı kalktı? Demokratikleşme artık buzdolabında mı? Sizler için demokrasi, istediğiniz zaman buzdolabına koyduğunuz ve istediğiniz zaman buzdolabından çıkarttığınız ısıtılan bir yemek midir? Bu anlayışın Türkiye'ye demokrasi getireceğine inanmak da akla ziyan durumdur. Demokrasi diyorlar ama 'benim müsaade ettiğim kadar demokrasi' anlamını taşıyacak adımlar atıyorlar. Bu iktidarla böyle bir sürecin götürülüyor olması çok ciddi bir beka problemidir" dedi. Kavuncu, emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin en az 22 bin 500 lira olması gerektiğini belirtti.

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'deki ekonomik krize işaret eden Buğra Kavuncu, "Türkiye, vatandaşlarına ekonomik bir soykırım uyguluyor. Kasıtlı bir yoksullaştırma politikası var. Kasıtlı bir fakirleştirme, beraberinde de kast sistemi oluşturma çabalarını görüyoruz. AK Parti'ye ve saraya yakın zenginler bir tarafta, ekonomik sıkıntılar altında inim inim inleyen dar gelirli vatandaşlarımız bir tarafta. Son 5 yılda gelir adaletsizliğine zirve yaptıran ekonomi politikaları dar gelirlinin cebindeki parayı eritirken, paradan para kazananların yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz cuma günü açıklanan verilere göre, Türkiye'de 30 milyon dolar serveti olanların sayısı iki kat arttı. Vergilere baktığımızda ise toplanan vergilerin sadece yüzde 15'i holdinglerden. Kalan yüzde 85'i dar gelirlinin sırtından elde edilmiş. Yani parasına para katanlar gün geçtikçe zenginleşirken, sıkıntı içerisinde olan dar gelirliler daha büyük problemlerin içerisine giriyor. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir haksızlık olmaz" dedi.

Hükümetin 2026 için yüzde 16 enflasyon hedefi olduğunu hatırlatan Kavuncu, "Peki biz ne gördük? Bu hedef daha yıl tamamlanmadan tutturuldu. Yani yılı yüzde 32,37 ile kapatacağız. Bu oran, konulan hedefin çok ama çok üstüne çıkıldığını gösteriyor. Savaş içerisinde olan Rusya'nın yüzde 5,9, Ukrayna'nın ise yüzde 7,9 oranında bir enflasyona sahip olduğunu görüyoruz. Savaş olan ülkelerin enflasyonu dahi bizim enflasyon oranımızın çok ama çok altında. Amerika ve İsrail saldırısına maruz kalmış İran'da bile yüzde 53 civarında enflasyon var. Peki bu ne demek? Siz 'Yüzde 16 ile ben bu yılı kapatacağım' diyorsanız ve ilk 4 ay bittiğinde yüzde 16'yı tutturuyorsanız; bu durum programın çöktüğünün çok net bir göstergesidir" diye konuştu.

Enflasyon karşısında emekli maaşları ile asgari ücretin eridiğine işaret eden Kavuncu, "20 bin lira maaş alan emeklinin ilk 4 ayda aldığı ücret 17 bin liralara düştü. Asgari ücretin alım gücü ise 23 bin 965 liraya kadar geriledi. TÜRK-İŞ'in, Ankara'yı baz alarak yapmış olduğu bir çalışmaya göre; açlık sınırı 34 bin 587, yoksulluk sınırı da 112 bin 661 liraya ulaşmış. Yani asgari ücretlinin ve emeklinin aldığı maaş, açlık sınırına yaklaşamayacak halde. 5 yıl önce çok daha farklı alım gücüne sahip olan asgari ücretli, 2026 yılında bambaşka bir noktaya gelmiş. Hesap yapınca kızılıyor ama sadece çay üzerinden gittiğimiz zaman, 5 yıl önce bin 883 bardak çay içebilen asgari ücretli, 2026 yılında 935 bardak çay içebilecek hale gelmiş" dedi.

Emeklilere verilecek bayram ikramiyelerine değinen Kavuncu, "İkramiye verilen ilk tarihte hesaplara bin lira yatırılmış. O dönemde kurban parası yaklaşık 800 liraymış. Emeklilerimiz bir başka ifadeyle kurban parasının yüzde 25 üstünde ikramiye alıyormuş. Bin liranın, 800 lirasıyla kurbanını alırken 200 lirasını da torunlarına harçlık verebilecek durumdaymış. O günü bugüne uyarlarsak, emeklinin alacağı bayram ikramiyesinin bugün 22bin 500 lira olması gerekir. Kurban parasını 18 bin lira kabul edersek, bunun yüzde 25 üstü de 22 bin 500 lira eder. Bahsedilen rakam ise bırakın bir kurban almayı, 5 kg kıyma alacak para bile etmiyor" değerlendirmesini yaptı.