Etkinliğin konuğu Timaş Yayınları'ndan çıkan ve "Cihangir" ile "Sofya" adlı iki kedinin aşkının anlatıldığı "1868 Sofya ve Cihangir'in Kitabı"nı kaleme alan gazeteci ve yazar Halil İbrahim İzgi oldu.

Yönetimini dijital içerik üreticisi Duygu Karahan'ın üstlendiği etkinlikte konuşan İzgi, İstanbul'un kimliğinde kedilerin önemli bir anlama sahip olduğunu belirterek, "10 yıl önce bir belediyenin bünyesinde kedilerle ilgili mütevazı bir yarışma düzenlemiştik. O küçük organizasyona çok sayıda başvuru olduğunu gördük. Bu durum bana kedilerin bu şehirdeki pozisyonunu gösteren bir resimdi. Orada bu şehirde yaşayan herkesin kedileri fark ettiğini anlamış oldum." dedi.

İzgi, İstanbul'un yeni romanının temel karakterlerinden birisi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"İstanbul'da yaşıyorum ve bu şehri gerçekten çok seviyorum, şehre bağlıyım. İstanbul, farklı katmanları olan büyülü bir şehir. Bu şehrin kıymetini, bir gezi için Londra'ya gittiğinizde daha iyi fark ediyorsunuz. İstanbul, hangi yüzyılı yaşamak istiyorsanız, onu mümkün kılan bir şehir. Burası sadece geçmişte değil, bugünde de yaşayan, tarihsel sürekliliğini devam ettiren canlı bir anlama sahip."

Kitabın temel unsurlarından birisinin romanın geçtiği "1868" yılı olduğunun altını çizen İzgi, "1868, dünya için önemli bir tarih. 1868, modern dünyayı tamamlayabileceğimiz birçok kırılmanın olduğu bir anı anlatıyor. Birçok kurum da bu tarihte kurulmuş. Bu zaman dilimi daha önce yüklü hikayelerle anlatıldığı için, onu anlatacak en 'insancıl' temsilin, bir kedinin gözünden olabileceğini düşündüm." diye konuştu.

İzgi, aynı zamanda 1868'in dünyanın yaşadığı karmaşadan çözüm arayışlarına gittiği bir tarih olduğuna dikkat çekerek, "Galatasaray Lisesi, Kızılay gibi, bizdeki birçok kurum da bu tarihte kurulmuş. Tanzimat döneminin yetiştirdiği insanlar, bu dönemde sahneye çıkıyor. Namık Kemal, Londra'da Karl Marx'la karşılaşıyor. O dönem dünya bir sorunun cevabını arıyor." ifadelerini kullandı.