İstanbul Esenyurt'ta 2010 yılında satışına başlanıp 2011'de temeli atılan 7 bloklu ve yaklaşık 5 bin dairelik dev konut projesi, tam 15 yıldır çözülemeyen devasa bir mağduriyete dönüştü.
Teslim tarihi Aralık 2015 olarak açıklanan projede bugüne kadar sadece 3 blok (Kınalı, Sedef ve Burgaz) tamamlanabildi. Evlerine kavuşan yaklaşık 2 bin kişinin bir kısmı hala tapularını alamazken, inşaatı dahi bitirilmeyen kalan 4 bloktaki 4 binden fazla hak sahibi ise yıllardır mağduriyet yaşıyor. Skandal iddiaların ardından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, gayrimenkul firması hakkında örgütlü suçlar kapsamında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
Konuyu yargıya taşıyan binlerce mağdurun avukatlığını üstlenen Mehmet Demircioğlu, firmanın yurt dışındaki yatırımcıları da aynı yöntemle dolandırdığını belirterek çarpıcı iddialarda bulundu. Yıllardır parası ödenmiş dairelerin tapularının "Sulh Sözleşmesi" adı altında şantajla verilmeye çalışıldığını ifade eden Demircioğlu, "Daire büyüklüklerine göre 1 milyon liradan başlayıp 4, 5, hatta 6 milyon liralara varan 'Gel daireni tekrar satın al' zorlamasıyla karşı karşıyayız. İnsanlar 5 yıldan beri sadece bir blok daha teslim edilecek diye oyalanıyor" şeklinde konuştu.
Soruşturma dosyasında yer alan iddialar sadece teslim edilmeyen dairelerle sınırlı değil. Şirketin 2021 yılında iflasını ilan etmesinin ardından 2022'de oluşturulan iflas masasının, bizzat firmanın eski çalışanları ve tanıdıklarından kurularak "hileli bir iflas düzeneği" yaratıldığı öne sürülüyor. Üstelik site yönetiminin yaklaşık 10 yıldır hiçbir genel kurul yapmadan usulsüzce faaliyet gösterdiği ve hak sahiplerinden fahiş aidatlar topladığı da iddialar arasında. Binlerce yerli ve binden fazla yabancı uyruklu mağdurun gözü şimdi Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmadan çıkacak kararda.