Güncelleme Tarihi: Haziran 16, 2026 07:14

ABD ile İran’ın önceki gün vardığı ve 19 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde imzalanması beklenen anlaşma, 100 günü aşkın süredir devam eden gerilimin ardından dünyaya rahat bir nefes aldırırken İsrail’de rahatsızlık yarattı. ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki gün, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol akmaya başlasın” sözleriyle duyurduğu anlaşma, Tel Aviv’in savaş boyunca dillendirdiği ‘hedeflerin’ gerisinde kaldığı gerekçesiyle İsrail’de sert eleştirilerin hedefi oldu.

İsrail’den anlaşmaya ilk tepki hükümetin aşırı sağcı ortaklarından geldi. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamıyor. Bu anlaşmanın tarafı değiliz. Güvenliğimizi güvence altına almıyor” derken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise “Anlaşma İsrail ve tüm özgür dünya için kötüdür. Nokta” ifadelerini kullandı. Muhalefetteki Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, anlaşmanın Tahran’a ‘can simidi’ uzattığını savundu. Netanyahu yanlısı Kanal 14’ün sunucularından Yinon Magal ise Trump’ı ‘kaybeden taraf’ olarak nitelendirirken, Başkan Yardımcısı ve baş müzakereci JD Vance’i “alçak herif” olarak tanımladı.

İsrail’den anlaşmaya yönelik yükselen itirazların odağında ise gerilimin en başından beri bahane edilen “varoluşsal tehditler” yer aldı. New York Times’a konuşan İsrailli bir yetkili, anlaşma metninde İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğinin belirsiz bırakıldığını ve nükleer programa yönelik kısıtlamaların yetersiz olduğunu öne sürdü. Yetkili, anlaşmanın ‘Tahran rejiminin çöküşü için gerekli koşulları yaratmak yerine İran’ın kasasına yeniden kaynak akışının önünü açtığını’ savundu. Yetkili ayrıca, anlaşmanın İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteğini kesmesini garanti altına alacak hükümler de içermediğini belirtti. Muhalefetteki Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot de, İran’ın ‘öfkeli bir düşman’ olarak kalmaya devam edeceğini söyledi. İsrail basınında yer alan analizlerde “kazananın İran olduğu” yorumları öne çıktı.

İsrail’in anlaşmaya yönelik itirazlarının bir diğer nedeni ise Tahran’ın kırmızı çizgi olarak gördüğü ve anlaşma metninde üç kez geçen Lübnan başlığı oldu. İsrailli Yedioth Ahronoth’a göre Netanyahu, Trump’a ‘anlaşmanın Lübnan’a ilişkin maddelerinin Tel Aviv yönetimi için bağlayıcı olmadığını ve saldırılara devam edeceklerini’ belirtti. Öte yandan Netanyahu, damat Jared Kushner, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Katar’ı ‘günah keçisi’ ilan etti. ABD merkezli CNN’e konuşan İsrailli bir yetkili, Netanyahu’nun Katar, Witkoff ve Kushner’i Trump ile arasındaki uçurumu derinleştirmekle suçladı.

Bu arada üst düzey bir ABD’li yetkili, mutabakat zaptının ABD adına Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf tarafından imzalandığını açıkladı. G7 Zirvesi’ne katılmak üzere Fransa’ya giden Trump da imzaların önceki gün atıldığını söyledi.