ABD ile İran arasındaki gerilim, yeni bir dönemece giriyor. Uzlaşılan geçici ateşkesin sona ermesine az bir süre kala ABD Başkanı Donald Trump, iki haftalık ateşkesi tek taraflı olarak uzattığını açıkladı. Daha sonra bu konuda İran'a sınırlı süre verildiği söylendi.Bu karar, kısa vadede diplomatik trafiğin daha da yoğunlaşarak süreceğine işaret ederken, sahada hareketliliğin artma ihtimalini de güçlendiriyor. İran cephesinde ise sürecin seyrini belirleyen kilit aktörler yeniden odağa taşınıyor. Bu isimler arasında en dikkat çekeni, sahnede görünmese de perde arkasından sürecin yönünü belirleyen Ahmed Vahidi.İRAN TARAFINDA GERÇEK KARAR VERİCİ AHMED VAHİDİ Mİ?

Bir yanda sosyal medya üzerinden mesajlar veren ve Florida’daki tatil evinden süreci yöneten ABD Başkanı Donald Trump, diğer yanda ise kamuoyu önünde tamamen sessiz kalmayı tercih eden İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun komutanı Ahmed Vahidi bulunuyor. Diplomatik sahnede görünür olan aktörler farklı olsa da kulislerde gerçek karar vericilerin bu iki isim olduğu değerlendiriliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İranlı siyasetçi Muhammed Bakır Kalibaf, Pakistan’ın başkenti Islamabad’da yürütülen görüşmelerde kamuoyuna diplomatik mesajlar verseler de, uzmanlara göre bu görüşmeler, sürecin yalnızca görünür yüzü. Asıl kararlar Washington ve Tahran’daki kapalı kapılar ardında şekilleniyor.

Bu noktada şu soru öne çıkıyor: Bu tür kararların İran’daki ‘görünmeyen aktörler’ üzerindeki etkisi nasıl okunmalı?Trump’ın ateşkes uzatma kararını tek bir kategoriye yerleştirmenin mümkün olmadığının altını çizen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, konuyu İran açısından şu şekilde yorumladı:

-- İran tarafında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ulusal güvenlik danışmanı Mehdi Muhammedi, uzatmayı açıkça zaman kazanma manevrası olarak niteledi; Washington mahfillerinde ise İran’ın ‘birleşik bir teklif’ üretmesinin beklendiği vurgulanıyor. Görünmeyen aktörler bahsinde Washington’un ‘parçalanmış hükümet’ okumasının eksik bıraktığı nokta şu: Tahran’da karşı karşıya gelen çoklu güç merkezlerinden değil, Devrim Muhafızları Ordusu’nun 2010’lardan itibaren kademe kademe artan ve 2021 sonrası zirve yapan sivil kurum tekelinden söz etmek gerekir.

-- İstihbarat Bakanlığı karşısında Devrim Muhafızları Ordusu istihbaratı, Dışişleri karşısında ‘Kudüs Gücü’ diplomasisi yapısı bir süredir paralel değil, doğrudan ikame konumda. Cevad Zarif’in 2025 başında ikinci kez siyaseten tasfiyesi ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın 2024 sonbaharından beri dış politikada alenen susturulmuş olması, bu sürecin açık işaretleri. Dolayısıyla ortada formel karşı-ağırlık mekanizmalarının devre dışı kalması var. Ahmed Vahidi’nin adı perde arkasındaki asıl karar alıcı olarak öne çıkarken, bu tablo bir parçalanmanın değil, tekelleşmiş bir merkezin henüz birleşik teklif üretmemiş olmasının sonucu.31 Mayıs 2011’de çekilen bu fotoğrafta o dönem İran Savunma Bakanı olan Ahmed Vahidi, Bolivya’nın Santa Cruz kentinde düzenlenen askeri törende bulunuyor. Fotoğraf: APSESSİZ AMA BELİRLEYİCİ GÜÇDevrim Muhafızları Ordusu Komutanı Ahmed Vahidi, savaşın başlamasından bu yana hiçbir basın açıklaması yapmadı, röportaj vermedi ve kamuoyu önüne çıkmadı. Vahidi, görevi 28 Şubat’ta selefi Muhammed Pakpur ile İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından devraldı. Bu ani liderlik değişimi, İran’ın askeri ve siyasi yapısında ciddi bir kriz yarattı. 67 yaşındaki komutan, bu kriz ortamında kontrolü hızla ele alan nadir isimlerden biri oldu.

Ahmed Vahidi’nin kamuoyu önünde neredeyse hiç yer almamasını üç düzlemde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Oral Toğa, “Birincisi, operasyonel güvenlik düzlemi. Önceki iki Devrim Muhafızları Ordusu başkomutanı Hüseyin Selami’nin Haziran 2025 On İki Gün Savaşı’nda, Muhammed Pakpur’un ise 28 Şubat’ta ABD-İsrail ortak harekâtının açılış evresinde öldürülmesi, üst komuta kademesinde görünürlüğün doğrudan hayati bir risk faktörüne dönüştüğünü gösteriyor. İkincisi, kişisel kariyer düzlemi. Vahidi, Kasım Süleymani öncesinin Kudüs Gücü komutanı olarak zaten istihbarat disiplininden gelen, medyaya kapalı bir profil sergilemişti. Süleymani’nin 2014 sonrası inşa ettiği kişi kültü ise kural değil, istisna” dedi.