İran'ın Orta Doğu'daki ABD askeri varlığına yönelik gerçekleştirdiği hava saldırıları, savaşın başlangıcından bu yana Amerikan ordusuna tarihinin en ağır darbelerinden birini vurdu. Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleriyle belgelenen yıkım, bölgedeki 15 ayrı tesiste 217 yapı ve 11 askeri ekipmanın kullanılamaz hale geldiğini gözler önüne sererken, ABD'nin hava savunma stoklarının da tükenme noktasına geldiği ortaya çıktı.
İran devletine bağlı haber ajansları, saldırıların hemen ardından sosyal medya üzerinden yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri yayınlayarak ABD tesislerine verilen hasarı dünya kamuoyuna ilan etti. Yapılan derinlemesine incelemelerde, İran tarafından paylaşılan 100'den fazla görüntü mercek altına alındı. Bu görsellerin 109'unun orijinalliği, Avrupa Birliği'nin Copernicus uydu sistemi ve Planet'ten alınan verilerle karşılaştırılarak doğrulandı. Analizler sonucunda, İran'ın paylaştığı görüntülerde herhangi bir manipülasyon tespit edilmezken, 15 ABD üssünde toplam 217 yapının ve 11 stratejik ekipmanın yerle bir edildiği kesinleşti.
Saldırıların insani boyutu da Amerikan ordusu için oldukça sarsıcı oldu. Kuveyt'te altı, Suudi Arabistan'da ise bir olmak üzere toplam yedi ABD askeri hayatını kaybetti. The Washington Post'un haberine göre, nisan ayı sonu itibarıyla yaralı asker sayısının 400'ü geçtiği bildirildi.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) verileri, ABD'nin saldırıları durdurmak için harcadığı devasa kaynağı da ifşa etti. 28 Şubat ile 8 Nisan tarihleri arasında Amerikan ordusu, elindeki THAAD önleme füzelerinin yüzde 53'ünü (190 adet) ve Patriot önleme füzelerinin yüzde 43'ünü (1.060 adet) kullanmak zorunda kaldı. Bu durum, ABD'nin bölgedeki savunma envanterinin kritik seviyelere gerilediğini gösteriyor.
Emekli Deniz Piyade Albayı ve CSIS Kıdemli Danışmanı Mark Cancian, saldırıların profesyonelliğine dikkat çekerek, "İran saldırıları isabetliydi. Rastgele ıskaları gösteren kraterler yok" ifadelerini kullandı. Görüntüler, ABD üslerinin yarısından fazlasında kışlaların, hangarların ve depoların doğrudan hedef alındığını kanıtlıyor.
Contested Ground araştırmacısı William Goodhind ise İran'ın stratejisini, "İranlılar, kitlesel kayıplara yol açma niyetiyle birden fazla bölgedeki konaklama binalarını kasten hedef aldı" sözleriyle değerlendirdi.