Hz. Peygamber'in "Amcamın katiline bakmaya takatim yok" dediği o tarihi an, İslamiyet'in merhamet ve adalet anlayışına dair derin izler taşır. Bir köleyken özgürlük vaadiyle kandırılan ve Hz. Hamza'yı şehit eden Vahşi, işlediği bu büyük günahtan sonra nasıl bir yol izledi? Birçok kişinin merakla araştırdığı Hz. Hamza'yı şehit eden Vahşi Müslüman oldu mu sorusu, aslında bir pişmanlık ve affedilme destanını barındırıyor. Hz. Hamza'nın katili Vahşi bin Harb'in Müslümanlık süreci ve Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından affedilip affedilmediğine dair tüm detaylar haberimizde.
İslam tarihinin en büyük kahramanlarından biri olan Hz. Hamza, Hicret'in üçüncü yılında gerçekleşen Uhud Savaşı'nda şehit edilmiştir. Hz. Hamza'yı şehit eden kişi, o dönemde bir köle olan Vahşi bin Harb'dir.
Vahşi, aslen Habeşistanlı bir köleydi ve mızrak atmadaki ustalığıyla tanınırdı. Bedir Savaşı'nda babası, amcası ve kardeşi ölen Hind bint Utbe, intikam ateşiyle yanıyordu. Hind, köle Vahşi'ye eğer Hz. Hamza'yı öldürürse ona özgürlüğünü ve değerli takılarını vereceğini vaat etti. Savaş meydanında sadece Hz. Hamza'yı gözleyen Vahşi, uygun bir anı yakaladığında mızrağını fırlatarak İslam tarihinin en büyük acılarından birine sebep oldu.
Hz. Hamza'nın şehadetinden sonra Vahşi bin Harb, Mekke'de yaşamaya devam etti. Ancak Mekke'nin Fethi yaklaştıkça ve İslamiyet hızla yayıldıkça Vahşi için kaçacak yer kalmamıştı. Başta Taif'e kaçsa da, oranın da Müslüman olacağını anlayınca büyük bir vicdan azabı ve korku içinde kaldı.
Ancak İslam'ın rahmet kapısı her zaman açıktı. Vahşi, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) "İslam, kendinden önceki günahları siler" mealindeki davetini duyunca Medine'ye gitti. Peygamber Efendimiz'in huzuruna çıkarak Kelime-i Şehadet getirdi ve Müslüman oldu. Böylece tarihteki "Katil Vahşi" ismi yerini "Hz. Vahşi"ye bıraktı.
Vahşi bin Harb Müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber onu affetmiştir. Ancak bu af, insani bir kederi de beraberinde getirmiştir. Peygamber Efendimiz, çok sevdiği amcası Hz. Hamza'yı Vahşi'nin elinde şehit verilmiş olarak görmeye dayanamıyordu. Vahşi Müslüman olduğunda ona şu tarihi sözleri söyledi: