Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Sarı, Hürmüz Boğazı krizinin ABD ekonomisine etkilerini ve savaşın sürmesi halinde ortaya çıkabilecek olası ekonomik senaryoları AA Analiz için kaleme aldı.

Orta Doğu'daki savaşın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasıyla tetiklenen küresel enerji krizi, ABD için hem stratejik bir güç gösterisi hem de derin bir ekonomik kırılganlık kaynağı haline gelmiştir. ABD, günlük 21,6 milyon varillik rekor üretim kapasitesiyle fiziksel arz güvenliğini büyük ölçüde sağlasa ve iç envanterlerini artırmayı başarsa da piyasa yapısı gereği küresel fiyat şoklarına karşı savunmasız kalmıştır. Nisan 2026 itibarıyla 120 dolar sınırına dayanan petrol fiyatları, Amerikan tüketicisini doğrudan vuran bir talep yıkımına yol açmıştır. Boru hattı darboğazları nedeniyle üretim artışının sınırlanması ve enerji maliyetlerindeki artışın stagflasyon endişelerini körüklemesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) manevra alanını daraltırken Michigan Tüketici Güven Endeksi'ni tarihi bir şekilde diplere sürüklemiş, bu da enerji bağımsızlığının yerel fiyat istikrarını garanti etmeye yetmediğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.

ABD petrol piyasasındaki yapısal çelişkiler

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin dünyadaki en büyük petrol üreticisi olması sebebiyle artan fiyatlardan finansal fayda sağlandığını ve krizden diğer ülkeler kadar etkilenilmediğini öne sürse de entegre küresel piyasa yapısı bu tezi zayıflatmaktadır. Başka bir deyişle, Basra Körfezi'nden yapılan günde yaklaşık 490 bin varillik ithalat, toplam ABD ithalatının yalnızca yüzde 8'ini oluştursa da (toplam ithalatın yüzde 70'i Kanada ve Meksika'dan gelmektedir) petrol fiyatlarının küresel bir havuzda belirlenmesi nedeniyle tedarik zincirindeki herhangi bir kırılma ABD iç pazarındaki fiyatları doğrudan yukarı çekmekte ve faturayı hane halkı ile işletmelere kesmektedir. Ayrıca ABD, hafif ve daha az yoğun ham petrol üretip ihraç ederken yerel rafinerileri dışarıdan gelen daha ağır ham petrole göre dizayn edildiği için ithalata yönelik yapısal bir bağımlılık taşımaktadır.

Global Petrol Prices verilerine göre çatışmaların başlamasından nisan ayı başına kadar ABD'de petrol fiyatları yüzde 31, motorin fiyatları ise yüzde 41 oranında artmıştır. Yoğunlaşan maliyet baskıları, ABD'de bahar ekimlerinin devam ettiği bir dönemde üretici, perakendeci ve çiftçileri sıkıştırmaya başlamıştır. ABD yönetimi, normalde yaz aylarında uygulanan yakıt kısıtlamalarını askıya almak ve yüzde 15 etanol karışımlı benzin satışına sezon boyunca izin vermek zorunda kalmıştır.

Stagflasyonist baskılar ve Fed'in politika çıkmazı