Yapılan açıklamada, söz konusu yaptırımların temel amacının, Çin yuanının İran’ın yerel para birimine çevrilmesini engellemek olduğu açıkça ifade edildi. ABD’ye göre bu mekanizma, Çinli aktörlerin İran’dan satın aldığı petrolün finansmanında kritik bir rol oynuyor ve dolaylı olarak Tahran’ın savaş kapasitesini besliyor.

ABD Başkanı Donald Trump da bu çerçevede Çin’i açık şekilde hedef aldı. Trump, Pekin yönetiminin İran petrolü almaya devam ederek “Tahran’ın savaş çabalarını finanse ettiğini” öne sürdü. Bu açıklamalar, Agence France-Presse başta olmak üzere uluslararası ajanslar tarafından “Washington’un ekonomik cephede sertleşmesi” olarak yorumlandı. İngilizce yayımlanan analizlerde, ABD’nin bu hamlesinin yalnızca İran’ı değil, aynı zamanda Çin’in enerji tedarik zincirini de baskı altına almayı hedeflediği vurgulandı.

ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasına göre yaptırım listesine alınan üç döviz bürosu, İran’ın petrol gelirlerini uluslararası sistemde dolaşıma sokan kritik halkalar arasında yer alıyor. Yuanın yerel para birimine çevrilmesi, ABD yaptırımlarını dolanmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle Washington yönetimi, klasik bankacılık sisteminin dışında kalan bu tür finansal ağları hedef alarak İran’ın gelir kanallarını daraltmayı amaçlıyor.

İngiliz ve Amerikan düşünce kuruluşlarının yayımladığı raporlarda da benzer bir tablo çiziliyor. Bu raporlara göre İran, yaptırımlar altında alternatif finans mekanizmaları geliştirerek “gölge ekonomi” oluşturmuş durumda. Döviz büroları, kripto varlıklar ve takas yöntemleri bu sistemin temel unsurları arasında yer alıyor. ABD’nin son adımı, işte tam da bu gölge finans ağını kırmaya yönelik olarak değerlendiriliyor.

Washington’un ikinci ve belki de daha kritik hamlesi ise Hürmüz Boğazı üzerinden geldi. ABD Hazine Bakanlığı, İran’a güvenli geçiş karşılığında ödeme yapan gemi ve şirketlere yönelik sert bir uyarı yayımladı. Açıklamada, bu tür ödemelerin —adı ne olursa olsun— yaptırım kapsamına gireceği net şekilde ifade edildi.

Diplomatik kaynaklara tarafından aktarılan bilgilere göre, bu uyarı yalnızca doğrudan ücret ödemelerini değil; bağış, ayni yardım, dijital varlık transferleri ve gayri resmi takas mekanizmalarını da kapsıyor. ABD özellikle “İran Kızılayı”, “Bonyad Mostazafan” gibi kuruluşlar üzerinden yapılabilecek ödemelere dikkat çekerek, bu kanalların da yaptırım kapsamına girebileceğini duyurdu.