Yurt dışından sağladığı milyonluk fonlarla etki ajanlığı yapan Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, son günlerde hem Türkiye'nin milli güvenliğini hedef alan açıklamaları hem de bir avukata yönelik sergilediği tavır nedeniyle yeniden gündeme geldi. Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarına yönelik operasyonlardan duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getiren Çakır, bu süreci "Türkiye bölünür" ifadesiyle hedef aldı. Suriye Milli Hükümeti'nin terör örgütü PKK/SDG unsurlarına yönelik operasyonlarını eleştiren Çakır, terör örgütünün etkisizleştirilmesine dönük senaryoları "akıl tutulması" olarak niteledi. Türkiye'nin bu sürece dahil olmasının ülkenin bütünlüğünü tehlikeye atacağını öne süren bu açıklamalar, kamuoyunda "terör örgütlerinin diliyle konuşuyor şeklinde yorumlandı.
Çakır'ın siyasi düzlemdeki bu tartışmalı çıkışları sürerken, kısa süre sonra adı bu kez Silivri Cezaevi önünde yaşanan bir olayla gündeme geldi. Söz konusu olay, kamuoyunda dile getirilen "hak, hukuk ve adalet" söylemleri ile sergilendiği iddia edilen tutum arasındaki çelişkiyi daha da görünür kıldı.
Fondaş Ruşen Çakır tarafından mağdur edilen avukat Baver Karakuş, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Silivri) önünde yaşadığı mağduriyeti sosyal medya hesabından ayrıntılarıyla paylaştı. İddiaya göre Karakuş, X-Ray cihazına bırakmak zorunda olduğu Mercedes marka aracının anahtarını çıkışta bulamayınca kamera kayıtlarını inceletti. Görüntülerde, Ruşen Çakır'ın yanındaki İsmail Saymaz ile birlikte geçerken anahtarı alıp uzaklaştığı tespit edildi.
Soğuk havada montu, telefonu ve cüzdanı kilitli aracında kalan Karakuş, durumu cezaevinden çıkan CHP Milletvekili Mustafa Balbay'a iletti. Balbay'ın Ruşen Çakır'ı arayarak durumu aktarması üzerine aldığı yanıt ise tepkilere neden oldu.
İddiaya göre Çakır, anahtarın kendisinde olduğunu kabul etmesine rağmen, "Banane, Maslak'tayım. İstiyorsa gelsin buradan alsın"diyerek geri getirmeyi reddetti. Balbay'ın, Karakuş'un parasız ve montsuz şekilde cezaevi önünde kaldığını hatırlatmasına rağmen Çakır'ın "Uğraşamam" diyerek telefonu kapattığı öne sürüldü.
Evde kendisini bekleyen 1 ve 3 yaşındaki iki çocuğu bulunan Avukat Karakuş, yaklaşık dört saat boyunca soğukta beklemek zorunda kaldı. Anahtarına ancak akşam saatlerinde ulaşabildiğini belirten Karakuş, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: