Güncelleme Tarihi: Haziran 11, 2026 10:16
PINAR Deniz, ELLE dergisinin haziran sayısının kapak konuğu oldu. Oğlu Fikret Hakan’ı dünyaya getiren Pınar Deniz, anneliğin hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı:
“Annelik bende en çok sanırım duygularımla kurduğum ilişkiyi dönüştürdü. Çünkü aynı anda hem çok güçlü hem de inanılmaz kırılgan hissedebiliyorsun. Daha önce hiç tanımadığın bir sevgiyle karşılaşıyorsun ama o sevgiyle beraber korkuların, hassasiyetlerin, vicdanın da aynı ölçüde büyüyor. Dünyaya bakışın değişiyor; artık hiçbir şeye sadece kendin üzerinden bakmıyorsun.” KAAN’LA HEM ÇOK ZIT HEM ÇOK BENZER İKİ İNSANIZEşi Kaan Yıldırım’la ilişkisi hakkında da konuşan oyuncu “Biz Kaan’la hem çok zıt hem de birbirimize çok benzeyen iki insanız aslında. Karakter olarak çok farklı taraflarımız var ama insani değerlerimiz çok benzer. Bizi birbirimize bağlayan en güçlü şey de bu. Güldüğümüz, kırıldığımız yerler, sessizliklerimiz bile çoğu zaman ortak. Bazen konuşmadan bile birbirimizin ne hissettiğini anlayabiliyoruz. Ve böyle bir bağı koruyabilmek için insanın ilişkiye sürekli emek vermesi gerekiyor. O yüzden ne yaşarsak yaşayalım, önce birbirimizin duygusunu anlamaya çalışıyoruz. Çünkü bir ilişkide en kıymetli şey, karşındaki insanın verdiği tepkiyi yargılamak yerine, o duygunun arkasında yatan nedeni görebiliyor olmak.”
“Her rol bambaşka kapı açıyor. Çünkü bir süreliğine o insanı içeri alıyorsun ve dünyaya biraz onun duygularıyla bakmaya başlıyorsun. Oyunculuğun en büyülü tarafı da bu zaten; sadece bir karakter yaratmıyorsun, aynı zamanda kendini de yeniden keşfediyorsun. Ve her karakter mutlaka sende bir iz bırakıyor. O karakterin senden tamamen çıktığını düşünmüyorum.”
Kanal D’nin fenomen dizisi “Yargı”yla ünü ülke sınırlarını aşan Pınar Deniz, Ceylin karakterinin kendisi için çok özel olduğunu söyledi:
“Ceylin’in hayatımdaki yeri çok başka. Karaktere hazırlanırken ne kadar zorlandığımı hatırlıyorum. Ve sanırım hayatımın hiçbir döneminde kendimi bir karaktere teslim ettiğim, sınırlarımı bu kadar zorladığım bir süreç olmadı. Ceylin sadece oynadığını biri değildi, bir süreliğine benimle yaşayan, düşünme biçimime bile karışan bir karaterdi. O yüzden Ceylin’i içimde hep çok özel bir yerde taşıyacağım.”