“Dünyamız teknolojinin ve yapay zekânın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır. Ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz, önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin tezahürü olan bu zirvenin, beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşünüyorum.

Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Zirvenin ana temasının ‘Nesiller arası yeteneğin ortaya çıkarılması’ olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Nüfusumuz giderek yaşlanırken, iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor.

Gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Yine bu süreçte, çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerini hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz. 6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız ‘Gençliğin üretim çağı güç programı’ bunlardan biridir. Güç programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz, gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. 

İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, işgücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Son 23 yılda kayıt dışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik. 2000’li yılların başında yüzde 52’nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiğimizde yüzde 24’e kadar düşürmeyi başardık. Üstelik bu başarıya küresel düzeyde kayıtdışılığın arttığı bir konjonktürde işsizlik ve istihdam oranları bakımından son 23 yılın en iyi sonuçlarını aldığımız bir dönemde imza attık. Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim.

Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır. Ancak beceri politikaları, devlet kurumlarının tek başına yürütebileceği bir alan değildir. Bu mesele  kamu, özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü bir işbirliğini gerektirir. Dolayısıyla, zirvede yapılacak değerlendirmelerin yalnızca sorunların tespitiyle sınırlı kalmamasını, aynı zamanda cesur, uygulanabilir ve insanı merkeze alan çözümler geliştirilmesine vesile olmasını diliyorum.”

OECD 6. Beceriler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da yer aldı.