Ankara... Bilkent Şehir Hastanesi... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi... İbrahim Tatlıses, "Allah devletimize, milletimize zeval vermesin" dedi. Amin.
Salı günü... Saat 16.30... Hüseyin Yayman ile birlikte hasta ziyaretindeyiz. Televizyon açık. Ekranda... Bir ara... İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görünüyor. İbrahim Tatlıses sesini yükseltiyor: - Yüce Rabbim, elbette bir gün senin belanı verecek... İnşallah gecikmeden cezanı çekersin.
Emre Adıgüzel... Profesör Doktor... Başhekim... Dedi ki: Her geçen gün biraz daha iyileşiyor. Tedaviye olumlu yanıt veriyor. Yürümeye başladı... Bu çok iyi bir işaret. Sabırla tedaviye devam edeceğiz. Araya girdim: - Hocam, öyleyse yakında türkü söylemeye de başlar. İbrahim Tatlıses güldü... Ve gerçekten de başladı... Şanlıurfa türküsü: Kara köprü narlıktır le Havar dile dile le dile le le le Güzellik bir varlıktır le Öldüm dile dile dile dile le le le Şalaba geyinenler le Havar dile dile dile dile le le le Sevdiğine layıktır le Öldüm dile dile le dile le le
Hüseyin Yayman... Hatay Milletvekili... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı... TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi. Kısa adı... Terörsüz Türkiye Komisyonu.
İbrahim Tatlıses, "Başkanım" dedi: "Terörsüz Türkiye projesi bir gerçekleşsin, Türkiye uzaya çıkar... Hepimiz kardeşiz... Terörsüz Türkiye devlet projesi... Devlet aklı... Ne olur geciktirmeyin... Millet bir an önce sonuca ulaşılmasını bekliyor." Odada bir sessizlik oldu. Ben söze girdim: - Bu konuda Hüseyin Yayman'ın ağzı mühürlü... Kilitli... Dinliyor ama konuşmuyor. Yayman... Nihayet bir çift söz söyledi: "Son sözü millet söyler... Millet ne derse o olur."
Sohbet... Söz futboldan açıldı... Amerika'da devam eden Dünya Kupası'ndan. Tatlıses, "Paraguay maçını izlemek için cumartesi sabah saat altıda uyandım" dedi: Allah'ım inşallah bu maçı alacağız diye duaya başladım. Milletçe çok ümitlenmiştik. Hasta hâlimle maçı sonuna kadar izledim. Kader... Olmayınca olmuyor... Top bizi sevmedi... Şut atıyoruz direkten dönüyor... Şut atıyoruz ağlara gitmiyor. Bu futbolcular bizim çocuklarımız... Onlar bu ülkeye lazım... Linç etmeyelim. Cuma sabahı son maçımız... Saat beşte... Seyredeceğim... Bütün beklentimiz maçı kazanıp Dünya Kupası'ndan galibiyetle dönmek.