ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürüttüğü savaş, başlangıçta hızlı bir zafer beklentisiyle sunulsa da bugün giderek çözümsüzlüğe sıkışmış bir stratejik bilmeceye dönüşmüş durumda. Kısa sürede sonuçlanacağı öngörülen operasyonlar uzadıkça Washington’daki tablo da netleşiyor: sahada üstünlük iddiasına rağmen masada kontrol kaybı yaşanıyor. Öte yandan şu sıralar masada anlaşmaya dair beklentiler olsa da ABD tarafında tartışılan konulardan biri de ‘gümüş kurşun’ olarak adlandırılan strateji… Peki ne planlanıyor? İKİ BÜYÜK TUZAĞIN İÇİNE SIKIŞMIŞ DURUMDAWashington kulislerinde konuşulan değerlendirmelere göre Trump, biri jeopolitik diğeri iç politik olmak üzere iki büyük tuzağın içine sıkışmış durumda. İran’ın geri adım atmaması ve enerji koridorları üzerindeki baskısını artırması, ABD’nin askeri operasyonlarının beklenen sonucu üretmesini engelliyor. Aynı zamanda savaşın uzaması, Amerikan kamuoyunda da ciddi rahatsızlık yaratıyor.Amerikan kamuoyunda savaş karşıtı eğilim giderek güç kazanmaya başladığı da görülüyor. Başkanın kamuoyu destek oranının yüzde 30’lar seviyesine gerilediği ifade edilirken, ülkede artan akaryakıt fiyatları da Beyaz Saray üzerindeki baskıyı ciddi şekilde artırdı.
Özellikle benzinin galon fiyatının ortalama 4,50 doların üzerine çıkması, Amerikan ekonomisinde yeni bir enflasyon baskısı yaratırken, savaşın maliyetine ilişkin eleştiriler de sertleşiyor. Uzmanlara göre İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrol kapasitesi, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyerek Washington’un ekonomik ve siyasi manevra alanını daraltıyor.ABD’de yapılan değerlendirmelerde, Trump’ın artık savaşı sürdürmek için gerekli siyasi desteği bulmakta zorlandığı belirtiliyor. Bu durumun da Beyaz Saray’ın zaman zaman çelişkili açıklamalar yapmasına neden olduğu ifade ediliyor. Trump’ın son haftalarda sık sık ‘anlaşma çok yakın’ mesajı vermesi, askeri stratejileri aniden değiştirmesi ve diplomatik süreçlerle ilgili iyimser açıklamalar yapması da bu sıkışmışlığın bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Başbuğ, Trump’ın İran ile gerilim sürecinde başlarda doğrudan bir savaş hedefi taşımadığını, ancak siyasi hesaplarla hareket ettiğini belirterek, “Trump, süreci bir seçim kazanımına dönüştürme ihtimali üzerinden okudu. İsrail’in yönlendirmeleri ve ABD içindeki siyasi destek dengeleri bu tercihte etkili oldu. Planlanan senaryoda hızlı sonuç ve siyasi kazanç hedeflenmişti. Fakat İran’ın devlet kapasitesi ve toplumsal yapısı bu tür bir hızlı çözümü mümkün kılmadı” dedi ve ekledi:“Trump şöyle bir çıkarım yaptı: Hamaney’i öldürürüz, İran sokakları zaten karışık; bu durum ortamı daha da gerer ve savaşı çok uzatmadan bitirir, istediğimizi alırız. Ama görüldüğü üzere bu plan tutmadı, tutacak gibi de değildi. Çünkü İran yönetimi ve halkı Venezuela gibi değil. Bugün ise kendi kazdığı kuyuya düştü. Ekonomik olarak bir baskı altında ve iç siyasette, kendi adına işler daha büyük bir çıkmaza doğru gidiyor.”
Trump’ın Beyaz Saray’daki bir davette kullandığı ifadeler Washington’da yeni tartışmalar başlattı. Başkanın savaşın boyutunu küçümseyen açıklamaları hem askeri çevrelerde hem de dış politika uzmanları arasında eleştirildi. Trump konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Buna çatışma diyorum çünkü gerçekten de bir çatışma. Venezuela’da olduğu gibi çok iyi gidiyoruz. İran’da da neredeyse aynı derecede iyi gidiyoruz. Daha büyük bir çatışma ama her şey çok sorunsuz ilerliyor.” Trump’ın yaklaşık 70 gündür devam eden savaşı, Venezuela’da Nicolas Maduro yönetimine karşı gerçekleştirilen kısa süreli operasyonlarla kıyaslaması dikkat çekti.
‘GÜMÜŞ KURŞUN’ STRATEJİSİ TARTIŞMASICNN’de yer alan haberde, Amerika merkezli düşünce kuruluşu Quincy Institute for Responsible Statecraft bünyesinde İran üzerine çalışmalar yürüten Trita Parsi, Trump yönetiminin yaklaşımını ‘gümüş kurşun stratejisi’ (silver bullet) olarak tanımlıyor. Bu strateji, tek bir büyük ve kararlı hamlenin İran’ı geri adım atmaya zorlayacağı varsayımına dayanıyor. Önce ABD ve İsrail’in hava operasyonlarıyla İran liderliğinin hedef alınması planlandı. Ardından İran’ın askeri tesislerine yoğun bombardıman düzenlendi. Sonrasında İran limanları ve deniz trafiğine yönelik abluka girişimleri geldi. Son aşamada ise ‘özgürlük projesi’ uygulamaya konuldu. Ancak tüm bu hamlelere rağmen İran yönetiminin çökmediği görülüyor.
Coşkun Başbuğ da bu stratejinin başından beri yanlış olduğuna vurgu yaparak, “İran halkını iyi etüt etmediler. İran halkı, lideri ölünce tam tersi şekilde birleşir. Trump, dağılacaklarından emindi ama bu olmadı. Zaten bunu sahada gördüler; ancak gördüklerinde artık her şey için çok geçti. Şimdi orada kaldıkça daha da batıyorlar” dedi.İran Devrim Muhafızları içerisinde ciddi bir çözülme yaşanmadığı, aksine öldürülen komutanların yerine daha sert çizgide yeni isimlerin geldiğini söyleyen Başbuğ, “İran yönetimi açısından rejimin ayakta kalması bile başlı başına stratejik bir başarı anlamına geliyor” dedi.