Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve geçtiğimiz aylarda yeniden açılan soruşturma kapsamında cinayete kurban gittiği netleşen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku dosyasında, adaletin yerini bulması adına en kritik gelişme yaşandı. 

Aralarında dönemin eski Tunceli valisi ve oğlunun da bulunduğu 12 kişinin tutuklanmasıyla Türkiye gündemine oturan davanın en önemli firari şüphelilerinden biri olan Umut Altaş, sığındığı Amerika Birleşik Devletleri'nde yakalanmıştı.

Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin sır perdesini aralayacak kilit isim olarak gösterilen ve hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkartılan Umut Altaş, ABD güvenlik güçleri tarafından düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü koordineli diplomasi trafiğinin ardından ABD adli makamları, Altaş’ın Türkiye’ye iade edilmesine resmi olarak karar verdi.

Geçtiğimiz günlerde tutulduğu Amerikan karakolundan sızan ses kaydında, "Bildiğim her şeyi savcıya anlatacağım. Türkiye'ye geri gönderileceğim. Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım" ifadelerini kullanan Altaş'ın, iade prosedürlerinin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında uçakla Türkiye’ye getirilmesi bekleniyor.

6 yıldır hiçbir izine rastlanamayan Gülistan Doku dosyasının kaderini değiştirmesi beklenen Umut Altaş'ın, Türkiye topraklarına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edileceği ve vereceği ifadelerle cinayetin arkasındaki karanlık noktaları aydınlatacağı tahmin ediliyor. Yıllardır evlatlarının adaletini arayan Doku ailesi ve kamuoyu, firari şüphelinin hakim karşısına çıkacağı günü bekliyor.

ABD güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan Altaş'ın karakolda yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydı ortaya çıkmıştı. Söz konusu kayıtta Altaş, "Bildiğim her şeyi savcıya anlatacağım. Türkiye Cumhuriyeti'nin bana ulaşması gerekiyor. Ben Umut, elimde dosyayı kapatacak her şey var. Türkiye Cumhuriyeti'nden gerekli mercilerin bana ulaşmasını istiyorum. Şu anda Amerika'da bir karakoldayım. Beni Türkiye'ye geri gönderecekler. Her şeyin kanıtı benim elimde. Katili ellerinize bırakacağım" ifadelerini kullanmıştı.