Tunceli'de 50 Ocak 2020'den beri "kayıp" olarak aranan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Olayın üzerinin kapatılması için validen başhekime uzanan kapsamlı bir örtbas zincirinin kurulduğu ifade ediliyor. Yılan hikayesine dönen soruşturmanın seyrini gizli tanık Şubat'ın beyanları değiştirdi. 2025 yılında JASAT'a ulaşan "Şubat", Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü ve cesedinin yerinin değiştirildiğini anlattı. Soruşturma derinleştirildi, şüphe okları bir isim üzerinde yoğunlaştı. O isim dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel idi.
Olay günü Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz aynı karede (Haberin fotoğrafları Takvim Foto Arşiv ve AA'dan alınmıştır) ALKOL, UYUŞTURUCU, TECAVÜZ... Gizli tanık ifadesinde olaydan bir süre önce Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş'ın sık sık alkol ve uyuşturucu kullandıklarını anlattı. Sonel ve Altaş'ın Gülistan Doku'ya rızası dışında tecavüz ettikleri, genç kızın da hamile kaldığını iddia etti. Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün Mustafa Türkay Sonel'e 06 SNL 10 plakalı araca ait PTS görüntüsü GİZLİ TANIK: SONEL UZİ İLE GÜLİSTAN'I SARI SALTUK'TA KAFASINDAN VURARAK ÖLDÜRDÜ Sonel'in "Uzi veya Akrep" tarzı silahla Gülistan'ı Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde kafasından vurarak öldürdüğünü, cesedin ise Vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü anlattı.
Gülistan Doku'ya ait SIM kartı bir telefona takarak veri akışı sağladığı ve sosyal medya hesabında veri sildiği iddia edilen ihraç polis memuru Gökhan Ertok (fotoğrafta) tutuklandı VALİ İLE BAĞLANTILI GİZLİ POLİS KABUL ETTİ: DELİLLERİ SİLDİM Tuncay Sonel ise Doku ailesinin çıkardığı yedek SIM kartı "Ankara'da inceleteceğim" diyerek bizzat almış, ancak bu kartı bir ay adli makamlardan gizlemişti. İşte o SIM kart Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok isimli eski polise gönderildi. Tutuklanan Ertok ifadesinde Gülistan Doku'nun Instagram ve WhatsApp verilerini sildiğini kabul etti. Etkin pişmanlıktan faydalanmak istedi.
GÖRÜNTÜLÜ İTİRAF: "KIZ HAMİLE KALDI BEN DE KAFASINA SIKTIM" Mustafa Türkay Sonel'in en yakınındaki isim olan firari Umut Altaş'ın ağabeyi Silar Altaş'dan da görüntülü itiraf geldi. Altaş, "İlkay Sonel, "Ben bir kızla birlikte oldum, hamile kaldı" demiş. Ben de Umut'un çok üstüne gittim, sürekli sorguladım. En sonunda 'Umut, nedir bu mevzu?' diye sordum. Bana sadece evet-hayır şeklinde cevaplar verdi. 'Kız hamile mi kalmış?' dedim, 'Evet' dedi. 'Aldırmak istememiş mi?' dedim, 'Evet' dedi. Hep kaçamak cevaplar veriyordu. Anlattığına göre Türkay, 'Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım' demiş. Bu 'kafasına sıktım' ifadesini birkaç kez tekrar etti. Büyük ihtimalle tek bir mermi sıkmış" ifadelerini kullandı. Dosyaya eklenen itiraflarla soruşturma daha da derinleştirildi. Açığa alınan Tuncay Sonel gözaltına alındı. Mustafa İlkay Sonel, Zeinal Abakarov (Gülistan'ın sevgilisi), Engin Yücer (Zeinal'ın üvey babası), Cemile Yücer (Zeinal'ın annesi), Gökhan Ertok (İhraç eski polis), Şükrü Eroğlu (Vali Sonel'in koruması), Celal Altaş (Umut Altaş'ın babası), Nurşen Arıkan (Umut Altaş'ın annesi) ve Ferhat Güven (Vali Sonel'le bağlantılı kişi) tutuklandı.
Mustafa Türkay Sonel cezaevine gönderildi ADALETİ ENGELLEYEN KİRLİ YAPI Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, arka planında bir valinin de içinde bulunduğu iddia edilen, cinayetten uyuşturucu âlemine uzanan, delil karartan ve adaleti engelleyen kirli yapıyı bugünkü köşesine taşıdı. "Gülistan Doku cinayeti ve bir adalet arayışı" başlıklı yazı kaleme alan Övür, siyasetçi-felsefeci Mirabeau'nun "Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır." sözüne atıfta bulundu. İşte Övür'ün yazısından öne çıkanlar: Tam 6 yıl önce 5 Ocak 2020'de Tunceli'de, Türkiye'nin gündemine oturan bir "kayıp" olayı yaşandı. Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, öğretmeninin evinden çıkmış ve bir daha da geri dönmemişti. Kaçırılmış mıydı, intihar mı etmişti yoksa öldürülmüş müydü? Ailesi, arkadaşları yıllara varan bir mücadele yürüttü ama o sorulara bir cevap alınamadı. Sanki yer yarılmış ve bir genç kız kayıplara karışmıştı. İlk yıllarda soruşturma Gülistan Doku'nun Dinar Köprüsü'nden atlayarak intihar ettiği tezi üzerine kurulduğu için aylarca Uzunçayır Barajı taranmış, aramalar yapılmış ama ortaya bir sonuç çıkmamıştı.
Eski Vali Tuncay Sonel önce açığa alındı ardından gözaltına alındı "GİZLİ BİR EL OLAYIN FAİLİ MEÇHUL KALMASI İÇİN ÖZEL ÇABA HARCADI" Oysa ailesi, başından beri gizli bir elin olayın faili meçhul kalması için özel çaba harcadığını, ortaya çıkan belge ve bilgilerin görmezden gelindiğini gördü ve işin peşini bırakmadı. Hatta intihar değil, cinayet ve delil karartma olduğunda ısrar etti. Bu tür durumlarda Orhan Gazi'ye ait olduğu söylenen o söz hep hatırlanır: "Adalet er veya geç tecelli eder." Gerçekten de tam 6 yıl sonra böyle oldu. Bir savcı dosyayı yeniden ele aldı ve adaletin tecelli edeceği yeni bir yol açıldı. Ortaya çıkan yeni bilirkişi raporları, "Şubat" kod adlı gizli bir tanık, olayın seyrini değiştirdi ve Gülistan Doku'nun bir cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. CİNAYETTEN UYUŞTURUCU ALEMİNE UZANAN KİRLİ YAPI Daha önemlisi, arka planında bir valinin de içinde bulunduğu iddia edilen, cinayetten uyuşturucu âlemine uzanan, delil karartan ve adaleti engelleyen kirli bir yapı vardı. Türkiye tam 6 yıl sonra ilk kez o kirli yapının kelepçelenmiş kirli aktörlerini gördü. Tabii bu kendiliğinden de ortaya çıkmadı. Bu mücadelenin arka planında adaletten vazgeçmeyen ve belgeleri karartanların peşini bırakmayan öğretmen bir abla vardı: Aygül Doku...