Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahili'nde 1 Mart 2026 tarihinde denizde cansız bedenleri bulunan F.Ç. (30) ve kızı H.Ş.'nin (8) ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. 

Adli Tıp Kurumu'nda otopsi işlemleri tamamlanan anne ve kızın cenazeleri dün Ümraniye'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

F.Ç. ile kızı H.Ş.'nin son görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Ç.'nin kucağındaki kızıyla taksiye bindiği ve sahilde araçtan indiği görülüyor. 

Olay sırasında bölgede bulunan A.A. adlı görgü tanığı, ''Biz 1 saat önce buradan geçerken anneyle kızı vardı. Suyun kenarında oturuyorlardı. Biz ileri gittiğimizde önce anne atlamıştı, sonrasında ufak kız kendini atmıştı. Balık tutmaya gelenler cesedi görünce polise haber verdi." ifadelerini kullanmıştı.

Bakanlıktan açıklamaAile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan konu ile ilgili yazılı açıklama yapılmıştı. Açıklamada " Bazı basın yayın organlarında 'Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu' şeklinde yer alan haberler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır. 13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır. Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır. Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini “anne ile çocuğu ayırma çabası'' şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.

Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK’ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadeleri yer aldı.