CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, " İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Türk Kızılay Ödülleri Töreni'ne katıldı. Erdoğan, Kızılay'ın 158'inci yaş gününün tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Kızılay'ımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. 'Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılay'a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun' diyorum. Türk Kızılay'ın kurucuları Dr. Marko Paşa'yı, Dr. Abdullah Bey'i, Kırımlı Aziz Bey'i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında aziz milletimizin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşen tüm kardeşlerimizi burada bir kez daha rahmetle anıyorum. Dört ana kategoride ödüllerini tevcih edeceğimiz tüm kardeşlerimizi, kurum, kuruluş ve firmalarımızı, şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" dedi.
Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlak, erdem, şefkat ve merhametle karşılaşılacağını söyleyen Erdoğan, dayanışma, paylaşma, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletlerin, milli seciyenin temel unsurları olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta, acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif'in ifadesiyle hakkı tutup kaldırmak Rıza-i İlahi'den başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir. 11 Haziran 1868'de 'Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti' adıyla kurulan Türk Kızılay, işte bu müesseselerden biridir. Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılay, 93 Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur. Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılay'ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay'ımız, Milli Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla, cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır" diye konuştu.
Kızılay'ın Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla sadece kalplere değil, zihin ve hafızalara da kazındığını ifade eden Erdoğan, "İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ensar şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır. Hilal-i Ahmer, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi, bugün bir kez daha tebrik ediyorum" dedi.
'HİTLER'İN YOLUNDAN GİDENLERİN AKIBETİ ZALİMLER GİBİ OLACAK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: