(ANKARA) - EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Sincan Kadın Hapishanesi'nde intihar eden trans Poyraz Esen'in ölümüne ilişkin soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e "Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, ağır ihmal ve yapısal şiddet bulgularına rağmen verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı Bakanlığınızca bir inceleme başlatılacak mıdır" diye sordu.
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, trans Poyraz Esen'in Sincan Kadın Hapishanesi'nde intiharına ilişkin yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ilgili Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
Daha önce de konuyu TBMM gündemine taşıyan Karaca, soru önergesinde Poyraz'ın ailesinin avukatlarının hazırladığı rapordaki şu tespitlere yer verdi:
"Poyraz ve diğer trans erkekler hapishane idaresi tarafından psikolojik baskı altındadır ve ölümünden önce de 3 gün kayıt dışı ve keyfi şekilde hücrede tutulmuştur. 1 Aralık günü 'cinsiyet sorgulamasına' maruz bırakıldıktan sonra trans erkeklerin mutlak izolasyon altında tutulduğu G-3 koğuşuna rızası dışında sevk edilmiştir. Ölümünden dakikalar önce ablasıyla yaptığı görüşmede, G-3 koğuşuna konulması nedeniyle derin bir korku ve büyük bir çaresizlik yaşadığı kayıt altına alınmıştır. Kamera kayıtlarına göre, gardiyanlar rutin koridor kontrolünde G-3 koğuşunu bilinçli bir şekilde atlamıştır."
Müdahale sırasında getirilen oksijen tüplerinin hiçbiri çalışmamış, tüpü açmak için İngiliz anahtarı aranmış ve ası vakası olmasına rağmen boyunluk ancak 17 dakika sonra takılmıştır. Butona basılması ile ambulansın gelmesi arasında 21 dakikalık bir kayıp yaşanmış; bu süre zarfında tıbbi ekipman ve personel desteği sağlanmamış, infaz koruma memurlarıyla süreç yürütülmüştür. Hapishane idaresi, olayı Savcılıktan 2 gün boyunca gizlemiş ve Savcı hapishaneye geldiğinde diğer trans tanıkların Savcı ile görüşmesi engellenmiştir."
Karaca, önergesinde, avukatların değerlendirmelerine işaret ederek, "Rapor kapsamında ortaya konulan tespitler, yalnızca bir ölümün değil, bu ölüme sebep olan yapının sorgulanması gerektiğini göstermektedir. Zira Poyraz'ın ölümü; yalnızlaştırma, görünmezleştirme, utandırılma ve çaresiz kılınma politikalarıyla örülü bir hapishane rejiminin doğrudan sonucudur. Savcılığın şiddeti 'yasal tedbir', ağır ihmali ise 'öngörülemez bir risk' sayarak verdiği bu kararı, sorumluluğu örtbas etme gayretidir" ifadelerini kullandı.