"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ikinci duruşması tamamlandı.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Merdan Yanardağ savunma yaptı.
Seçimlere katılmayı, kazanmayı, televizyon yayını yapmayı, siyasal eleştiride bulunmayı suç saymaya çalışan bir iddianameyle karşı karşıya olduklarını savunan Yanardağ, "Bizim yargılandığımız madde, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok." ifadelerini kullandı.
Tele 1'in ticari bir kuruluş olmadığını, gazetecilerin bir araya gelerek oluşturduğu bağımsız, tarafsız fakat siyasal ve felsefi tercihleri olan bir kanal olduğunu savunan Yanardağ, bu nedenle reklam ambargosu, mali soruşturmalar ve RTÜK cezaları ile karşı karşıya kaldığını öne sürdü.
Yanardağ, bir dönem Tele 1'e izleyici sponsoru çağrısında bulunduklarını, kendisinin de sosyal medya hesabından çağrı yaptığını ifade ederek, Seher Alaçam adlı kişinin bu çağrıya cevap veren isimlerden biri olduğunu söyledi.
Sanık Hüseyin Gün'ü, Seher Alaçam'ın yanında tanıdığını belirten Yanardağ, Alaçam'ın gerçek oğlu sandığı için cep telefonuna "Hüseyin Alaçam" olarak kaydettiğini savundu.