Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), yılın dördüncü toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantının ardından yapılan basın açıklamasında, küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gerginliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin makrofinansal istikrarının güçlendiği ve şoklara karşı dayanıklılığının arttığı vurgulandı.
Açıklamada, bölgede yaşanan gelişmelerin ekonomiye etkilerini en aza indirmek için alınan tedbirler sıralandı. Artan petrol fiyatlarına karşı "eşel mobil" sisteminin geçici olarak devreye alındığı belirtilirken; gübre başta olmak üzere kritik tarımsal girdilere yönelik dış ticaret tedbirlerinin getirildiği ve stratejik stok yönetiminin güçlendirildiği ifade edildi. Ayrıca, turizm sektörüne destek paketinin devreye alındığı ve ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla kefalet limitlerinin artırıldığı kaydedildi.
Tedarik zincirlerinde değişimin hız kazandığı, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı bir dönemde; yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretimi güçlendirmek amacıyla aktif sanayi politikalarına öncelik verilmektedir. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile stratejik yatırımlar ve yüksek teknolojili üretim desteklenmektedir.
KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştıran, üretim kapasitesini geliştiren, yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandıran, rekabetçiliğini güçlendiren ve inovasyon odaklı üretimlerini destekleyen adımlar atılmaktadır. Ayrıca savunma sanayimizin yerli ve milli imkânlarla geliştirilmesi, ihracat ve yüksek teknoloji üretimi teşvik edilmekte bu alandaki yatırım ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında atılacak hukuki, idari, mali ve kurumsal adımlarla; ülkemizin bölgesel bir yönetim merkezi haline gelmesi, küresel transit ticaretten daha fazla pay alması, girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi ve İstanbul Finans Merkezi’nin önde gelen finans merkezlerinden biri olması hedeflenmektedir. Program çerçevesinde hayata geçirilecek yatırımcı dostu düzenlemeler, vergi teşvikleri, “Tek Durak Büro” uygulamasıyla sadeleştirilen ve hızlandırılan bürokratik süreçler ile İstanbul Finans Merkezi (İFM) odaklı politikalar sayesinde daha rekabetçi bir yatırım ortamı oluşturulması amaçlanmaktadır.