Haber: Belçim KILIÇKIRAN/Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) Eğitim emekçileri Şişli'de bir okuldaki mobing ve baskı iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine seslenen eğitim emekçileri, "Eğitim emekçilerinin yıllardır dile getirdiği şikayetleri görmezden gelmeyin. Mobbing iddialarını ciddiyetle araştırın. Kurum barışını bozan uygulamalara son verin. Eğitim emekçilerinin onurunu ve çalışma hakkını koruyun." dedi.

Şişli Fuat Soylu İlkokulu'nda mobing ve baskı olduğu iddialarıyla ilgili Eğitim-İş İstanbul 4 No'lu Şube ile Eğitim Sen İstanbul 3 No'lu Şube tarafından bir süredir dile getirilen şikayetler bugün bir basın açıklaması ile duyuruldu. Eğitim-İş İstanbul 4 No'lu Şube Başkanı Birleşik Kamu-İş İstanbul İl Başkanı Alkoç Turan Başgönül'ün de katıldığı açıklamada "Bu İş Yerinde Mobbing Var" temalı pankartın okul duvarına asılması polis tarafından engellendi, kısa süreli gerginlik yaşandı.

"Bugün burada yalnızca bir okulun sorunlarını dile getirmek için değil, eğitim kurumlarını baskı, korku ve mobbing düzenine dönüştüren anlayışa karşı ses yükseltmek için toplandık. Şişli Fuat Soylu İlkokulu'nda uzun süredir, maalesef eğitim emekçilerinin dile getirdiği ciddi sorunlar bulunmaktadır. Öğretmenler tarafından yapılan çok sayıda başvuruya, şikayete ve uyarıya rağmen kurumda yaşanan huzursuzluğun giderilemediği, aksine her geçen gün daha da derinleştiği görülmektedir."

Öğretmenlerin beyanlarına göre okulda özellikle kadın eğitim emekçileri üzerinde yoğunlaşan baskılar yaşanmakta, eğitim emekçileri öğrencilerin ve velilerin önünde itibarsızlaştırılmakta, çalışanlar arasında güvensizlik yaratılmakta, öğretmenler baskı ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bir eğitim kurumunda öğretmenlerin fikirlerini özgürce ifade etmek yerine susmayı tercih ettiği, çalışma arkadaşlarına güvenmek yerine tedirginlik yaşadığı, sürekli baskı ve soruşturma kaygısıyla görev yaptığı bir ortamın eğitim öğretime katkı sunması mümkün değildir.

Bugün bu okulda yaşanan en büyük sorunlardan biri kurum barışının ortadan kalkmış olmasıdır. Öyle ki yıllardır çok sayıda öğretmen çözüm arayışıyla resmi başvurularda bulunmuş, yaşanan sorunları yetkililere aktarmış, ancak eğitim emekçilerinin sesine yeterince kulak verilmemiştir. Bir okulda öğretmenler görev yapmak istemiyorsa, bir okulda öğretmenler sürekli tayin talebinde bulunuyorsa, bir okulda yöneticiler görevlerinden ayrılmayı tercih ediyorsa, bir okulda çalışanlar kendilerini huzurlu ve güvende hissetmiyorsa, orada sorgulanması gereken öğretmenler değildir. Sorgulanması gereken, bu tabloyu ortaya çıkaran yönetim anlayışıdır.